Bir ölüydü. ruhu olmuştu sanki çalışmaktan başka bir şey bilmeyen bir canavara dönüşmüştü. yeşil yaprakların arasına sızan güneş ışığında hiçbir güzellik göremiyordu; ne de gökbenin bulutsuz maviliği eskisi gibi fısıldayıp evrenin uçsuz bucaksızlığını, açığa çıkarmak için titreşen
sırları ifşa ediyordu.
Cennetteki azizler -onların güzel sap olmamasını imkanı var mıydı? Onlara övgü düzmeyecekti. Fakat pisliğin içindeki azizler- ah, işte bu hiç bitmeyecek hayret konusuydu! hayat mücadeleye ve zahmete girmeyi değer kılan buydu.