Rinkte bile attığı hiçbir yumruğun amacı rakibine acı vermek değildi. orada yaptığı şey oyun oynamaktı. yani Joe hiçbir zaman acı vermek için vurmadı; verdiği acıyı elde etmek istediği sonucun yanında teferruat olarak kalıyordu ki o sonuç tamamen farklı bir konuydu
Ama ona dair bütünsel bir yargıya varırken bu parçaları toplamayı unutuyor genci hayata anlam veren uğruna seve seve yaşayabileceği ve seve seve ölebileceği harika bir varlık olarak görüyordu
“Sevgiliye çiçek gönderme” diye bir adet hiç duymamış olduğu için Genevieve’e meyve gönderiyordu, faydalı bir şeydi meyve, afiyetle yenirdi. Bir gün kızın saçlarının arasında beyaz gül görene dek aklına çiçek gelmemişti.
Akşamları birlikte yürümekten duydukları hoşnutluk veya yıldızların zayıf şavkı altında birbirlerine çekingenlik ve rahatsızlık yaratacak ölçüye varmayan, Işıltılar saçan gözleriyle tek bir laf etmeden, birbirlerine bakmadan başka bir şey yapmadan, 1 saat boyunca parktaki bankta yan yana oturmaktan hissettikleri mutluluk uzunca bir süre boyunca onlara yetti.