İmhotep, Mısırbilim literatüründe, daha sonra “Djoser/
Zoser” olarak bilinen kral Netjerkhet ile ilişkilendirilir.2
Her iki tarihi şahsiyetin bilgisi efsanelerle örtülüdür, çünkü zamanlarına
ait sadece birkaç kaynak bulunmuştur.
Bu kaynaklar (MÖ. 2686-2613) tarihlerinde İmhotep örneğinde, Eski Krallıkta her ikisi de 3. hanedan olan Djoser ve halefi Sekhemkhet ile bağlantılı olarak adından ve unvanlarından bahseden iki yazıtla sınırlıdır. Aswan’daki Philae’de V. Ptolemaios dönemine tarihlenen küçük bir tapınakta da İmhotep ile ilgili
bilgi vardır.
Kendi halkı tarafından ölüme itilen Yusuf!
Kıptilere peygamber oldu.
İsrailoğullarına değil.
Yusuf İsrailoğullarına değil
Mısır halkına gönderilmiş peygamberdir.
Bu durum “seçilmiş halk” doktrinini temelinden sarsan bir
durumdur.
İmhotep`in mezarı, Walter Emery tarafından Sakkara’daki Basamak Piramidinden çok uzak olmayan bir yerde bulunduğunda ise içinde, Mısırlıların Tanrısı Ra`ya ibadet etmediğini
düşündüren kuzeye dönük bir lahit vardı, ama lahit boştu; içinde
mumya yoktu. Yusuf ve İmhotep’in aynı kişi olduğunu savunanlar için, bu durum pek şaşırtıcı değildi. Çünkü Yusuf ’un vasiyeti
gereği Hz. Musa Yahudileri Mısır’dan çıkardığında Yusuf ’un kemiklerini de yanlarında götürmüşlerdi.
İmhotep, Mısır hükümdarının rüyasını duyduktan sonra
Mısır`ı yedi yıllık bir kıtlıktan kurtarmasıyla da tanınır. İmhotep, ayrıca, Kral Djoser/Netjerikhet tarafından Mısır’dan sorumlu
ikinci kişi olarak atandı. İmhotep, kesme taştan Mısır’ın ilk piramidini yaptı ve bolluk yıllarında üretilen tahılı burada sakladı.
Kıtlıktan önceki yedi yıl boyunca biriktirdiği tahılı halkına dağıtarak tüm ülkeyi hem kıtlıktan kurtardı hem de çevre ülkelere
satarak Mısır hazinesini doldurdu. Bu çalışmalar Mısır’ı büyük
bir güce kavuşturdu.