Ona uysal bir tavırla, neden vaktiyle Soho'da içi dolgulu zeytin yemiş olmamın yakın ya da uzak geleceğim için bir avantaj olduğunu düşündüğünü sordum.
Kafasını yana eğerek sorumu dinledi, uzun uzun düşündü ve ardından dostça ve sabırsız bir ifadeyle, “Çünkü kültür bitti. Hem de onun bir parçası olan her şeyle birlikte. Zeytin sadece bir yan tattı. Fakat bir sürü küçük tat, bir sürü lezzet birleşince, kültür denilen o harika yemeğin özünü ve gücünü oluşturur. Şimdi bu yok oluyor” dedi ve elini fortissimo işareti veren bir orkestra şefi gibi havaya kaldırdı. “Onu oluşturan unsurlar sağlam kalsa da kültür yok oluyor. Belki gelecekte bir yerlerde yine içi dolgulu zeytin satılır. Fakat bu kültürü bilincinde taşıyan insan tipi yok oluyor. İleride sadece bilgiler olacak ve bu aynı şey değil. Kültür bir deneyimdir. Güneş ışığı gibi sabit bir deneyim. Bilgi ise sadece bir katkıdır.” Omuz silkti. Sonra da nazikçe ekledi: “O yüzden, en azından sizin zeytin yemiş olmanıza sevindim.”
Sayfa 282 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, 2023·Kitabı okudu
O an anladım ki, biz ikimiz hiçbir zaman birbirimizi aramamış, daima sadece insanın derisini kaşındıran bir suçluluk duygusunun etrafında el yordamıyla gezinmiştik.
Sayfa 264 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, 2023·Kitabı okudu
İnsan ancak okuma sürecine kendi de bir şey katarsa kitaplardan bir şeyler edinebilir. Yani bu sürece, ikili mücadelede yara almaya ve yaralanmaya, mücadele vermeye, ikna etmeye ve edilmeye, sonra da öğrendikleriyle zenginleşerek bunu hayatta ya da işte kullanmaya hazır bir ruhla girerse.
Sayfa 164 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, 2023·Kitabı okudu