"O bizi dünyanın kötü şekilde hayal kırıklığına uğrattığı, normalde bizi ayakta tutan duygularımızın yanılsamalarına yenilip içine düştüğümüz karanlıkları çok iyi anlayan bir arkadaşa ihtiyacımız olduğu zamanlarda yönelebileceğimiz, onları dağıtacak az sayıdaki filozoftan biridir." diyerek başlayalım.
Daha önce etkinlik düzenlememiştim ama sevgili (https://1000kitap.com/yasmin25) ve (Elif) teşvikleriyle böyle bir girişimde bulunmak istedim. Umarım Kierkegaard'la tanışıklığı bulunmayan kişiler için teşvik edici olur ve Kierkegaard'a pek sıcak bakmayan okuyucular için ilham olur.
Neden 11 Kasım'ı kapanış tarihi olarak belirlediğime gelirsek, 11 Kasım 2018 tarihi, Kierkegaard'ın ölümünün 163.yıl dönümü olacak. Etkinliğimize Semiha (https://1000kitap.com/semiha_t16) ve Ferda Çalışır (https://1000kitap.com/SenoritaSalome) özel olarak davetlidir. Onlar haricinde herkese açık olan etkinliği duyurduktan sonra üstad ile ilgili bilgilere geçelim.
Biyografi kısmına geçelim. 5 Mayıs 1813 tarihinde dünyaya gelen Søren'in aile yapısı, onun felsefesini geliştirmesinde de çok etkili olmuştur. Babası Michael Pedersen, ilk eşini kaybettikten sonra evin hizmetçisi ile ilişki yaşamıştır ve hamile kaldığı için belki istemeden de olsa evlenmek zorunda kalmıştır. Søren daha üniversiteye başlamadan önce iki ablasını, annesini ve büyük abisini kaybetmiştir, bu da büyük yaralar açmıştır. Babası Michael Pedersen, bu kayıpların gençliğinde "Tanrı'ya lanet etmesi"nden dolayı olduğuna inanmaktadır. Søren ise bir gün mezarlık ziyaretinden sonra şöyle bir not almıştır: "aramızdan ayrılan sevdiğim birkaç kişi önümdeki mezarda dirildi; daha doğrusu, hiç ölmemiş gibiydiler. Onların arasında kendimi çok huzurlu hissettim, kucaklarında dinlendim, sanki bedenimin
Etkinliğimiz sona ermiştir, katılmayı başaran, düşünüp de başaramayan herkese çok teşekkürler.
_________________
Etkinlik başlamıştır , paylaşımlarınızı http://1000kitap.com/gonderi/35045482 iletisi altında yapabilrsiniz - iyi okumalar herkese.
-------------------------
İyi pazarlar, başka bir etkinlikle devam edelim dedim hikaye ile ilgili yolculuğumuza. Küfretmeyin hemen, öykü yazmayacağız bu kez. Sitenin temasına uygun bir etkinlik olacak bu, her zaman gördüklerinizden. 1960–1970'lerin öykücülerini okuyalım diyorum, eğer siz de isterseniz. Nereden çıktı peki bu etkinlik, ne okuyacağım öyle kısa, kısa elalemin hikayesini, yazmak varken diyebilirsiniz elbette.
Şaka yapıyorum tabi ki, kimsenin hayır diyeceğini sanmıyorum böyle bir okumaya, bir şeyler yazabilmek için okumak lazım ilk önce. Yoksa çok geç oluyor aklınıza gelenin zaten yıllar önce başkalarının tarafından da düşünüldüğünü öğrenmek, kalıyorsunuz sonra benim gibi:)
https://1000kitap.com/yazar/vusat-o-bener zaten halen etkinliği devam eden ve hak ettiği ilgiyi yıllar sonra bu platformda bulan bir yazar (Liliyar sağ olsun) . Ama onun dışında da Sait Faik'in , Memduh Şevket'in ya da Sabahattin Ali'nin öykücülük geleneğini devam ettiren önemli yazarlarmız var 60-70'lerde. Aklıma gelenleri sıralayacağım şimdi. Atladığım vardır elbette, uyaran olursa eklerim.
Soğuklar gelsin öyle başlayalım diyorum etkinliğe 15 Ekim uygun olur herhalde, 1,5 ay sonra 1 Aralık'ta da bitiririz. Katılmak isteyenler aşağıya yorum yaparsa eklerim. Daha Orhan Pamuk- Herman Hesse- Jasper Kent etkinlikleri var, nasıl okuyacağız diyen arkadaşlar da bi zahmet sıkıştırıversinler araya. Kısa kısa yazılar sonuçta :) En kötü yazarları tanıyıp Kim Milyoner Olmak İster'deki sorulara doğru cevap
Hesse'nin ben de bıraktığı etkiye dair ;
Siteye üye olmadan önce bir arkadaşımın Hesse'yi okumalısın tavsiyesi üzerine Siddhartha ile adımımı attım ve sevdiğimi hissettim. Devamını getirmek, eserlerini okumak anlam kattı hayatıma . En çok kendimi bulduğumu hissettiğim yazar olarak gördüm ve kalbimdeki yeri apayrı oldu. Arayış zamanlarıma, sorgulamalarıma denk gelmesi de ayrı izler bıraktı. :)
Burada değer verdiğim bir arkadaşımın da desteği ile bu yaz etkinliği düşünüyordum lakin kendimden yeterince emin olamadım yapacağıma dair :)) Geçenlerde de Semih Doğan abi ve Murat Ç 'nin okuduğum Hesse kitabına yorum yazmaları ve etkinlik düzenleme ile ilgili destekleriyle yeniden düşündüm. Arkadaşımın da kıymetli fikirlerini sorup desteğini de alarak karar verdim. Var olsunlar.
İçsel yolculuğa, Doğu mistisizme, psikolojiye, yeri geldikçe derinlerde yüzmeye, umut ışıklarını hep birlikte yakalamaya var mısınız? ^_^ Beraber öğrenmek, yorumlamak, anlamak çok kıymetli olacak ve bu yavrucak da epey mesud olacak.
Daha başlardayım Hesse'yi ve eserlerini özümsemek adına. Bu diyarda birlikte Hesse'yi daha iyi tanımak, anlamak; renkli dünyalarımızla, düşüncelerimizle zevkli olacak diye düşünüyorum ^_^
Etkinlik tarihimiz : 20 Ekim- 31 Aralık ( süreyi duruma göre uzatabiliriz )
Eserler:
1) 1904 - Peter Camenzind
2)1906- Çarklar Arasında
3)1910- Gertrud
4)1912- 1913 Rosshalde
5)1915 Knulp
6)1919 Demian
7)1922- Siddhartha
8)1927-
cdn.1000kitap.com/resimler/mesajl...
Kanser Savaşçıları Derneği kanser tanısı alan kişilerin tedavi süresinde yaşadığı sorunlara ve zorluklara odaklananan bir dernek. Tedavi sürecinde kişilerin çoğunda ilk göze çarpan sorun ise çoğunlukla saç dökülmesi oluyor. Bu, sadece tedavi sürecinde gerçekleşen ve geri dönüşü olan bir durum olsa da tanı alanları olumsuz etkileyebiliyor. Kişilerin kendilerini sosyal ortamlarından soyutlanmalarına sebep olabiliyor ya da kendilerini etiketlenmiş gibi hissetmelerine yol açabiliyor. Söz konusu kaybın tedavi sürecine de olumsuz açıdan etkileri olabiliyor.
Bu sebeplerden dolayı dernek üyeleri olarak bu sorunu gündeme getirip konu ile ilgili bir proje başlattık.
Gönüllü olarak saçlarını bağışlayan kadın ya da erkeklerin saçlarından tanı almış ve saçları dökülmüş kişilere peruk hazırlatıyoruz.
Projede; saç bağışçılarımız yine gönüllü olarak projeye destek veren olan kuaförlerde ücretsiz kesim yaptırabiliyor. Sonrasında bize ulaşan saçlar, projemize katkı sağlayan peruk atölyelerine gönderiliyor. Peruk talebinde bulunan tanı alanlarımız ise proje sorumlularımıza derneğimizin ve projemizin sosyal medya hesaplarından ulaşıyorlar. Kendi istekleri doğrultusunda gerçek saçlardan hazırlattığımız perukları en kısa zamanda tanı alanlarımıza karşılıksız olarak hediye ediyoruz.
Projemiz hijyenik açıdan oldukça dikkatli devam ediyor. Bağışçılarımızın saçları kesilmeden önce şampuan ile yıkanıyor. Sonrasında peruk atölyelerine ulaşan saçlar tekrar bir dizi dezenfeksiyon işlemine tabi tutuluyor. Üretim aşamasında makineler devreye girdiği için yapıldıktan sonra peruklar tekrar yıkanıyor ve kişilere ulaştırılıyor.
Tanı alanlarımıza perukları teslim edildiğinde de yazılı ve sözlü bilgilendirme yapılıyor.
Proje