İliştiğim közlü sedir içtiğim küflü zehir işittiğim kirli kahır
Âşıklarla oynaşan kamere, güleç yüzlü sehere ne olmuş
Dili baldan tatlı idi, eli al gül, dalı yelden bir yürür servi
Gönlünde mushaf yatan ömre bedel dilbere ne olmuş
Hani şeker ezenler mermi yakanlar çıkıp yol gözleyenler
Zafere ne olmuş baba, ya tahammül ya sefere ne olmuş