Harun

Tasmanya sömürgeleştirildiği zaman, yerli nüfusu kimileri 7.000, kimileri de 20.000 olarak hesaplamıştır. Yerlilerin sayısı, özellikle İngilizlere karşı ve birbirleriyle dövüşürken azalıverdi. Tüm sömürgecilerin katıldığı ünlü insan avından sonra sağ kalıp hükümete teslim olan ve 1832’de Flinders adasına götürülen yerliler, yalnızca 120 kişi idiler. Ama yer değiştirmek onlara iyi gelmedi. Hastalık ve ölüm hâlâ yakalarını bırakmamıştı. 1864’te yalnız bir erkek (1869’da öldü) ve on kocakarı sağ kalmıştı. Kadınların kısırlığı, hepsinin kolay hastalanıp ölür durumda olmasından çok daha dikkate değer bir olgudur.!
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bay Muray, farklı ülkelerdeki farklı insan ırklarından derlediği bitleri dikkatle incelemiş ve onların yalnız renk bakımından değil, bacakları ve öbür uzantıları bakımından da farklı olduklarını bulmuştur. Birçok örnek bulunan her durumda, farklar değişmemekteydi. Pasifik’teki bir balina gemisinin cerrahı, bana birkaç Sandwich Adalı ile bir gemiye giren bitlerin İngiliz denizcilerinin vücutlarına geçince, iki-üç günde öldüğünü anlatmıştı.
Dünya, sık sık söylendiği gibi insanın doğumu için uzun zaman hazırlanmış gibi görünmektedir; ve bu, bir bakıma tam anlamı ile doğrudur; çünkü insan, doğumunu uzun bir atalar dizisine borçludur. Bu zincirdeki halkalardan bir teki varolmasaydı, insan tam bugün olduğu gibi olamazdı. Gözlerimizi bile bile kapamadıkça, bugünkü bilgimizle, soyumuzu aşağı yukarı tanıyabiliriz; bundan utanç duymamız da gerekmez.
Karınca
Büyük yapılar kurar, onları temiz tutar, akşamları kapılarını kapar ve bekçiler bırakırlar. Yollar, ırmakların altına tüneller, üstlerine birbirlerine tutunarak geçici köprüler yaparlar. Topluluk için besin toplarlar. Yuvaya getirdikleri bir nesne kapıdan geçmeyecek kadar büyük olunca, kapıyı büyütürler ve sonra gene eski durumuna getirirler. Tohumları çimlendirmeden saklar, nemli olanları kurutmak için yeryüzüne çıkarırlar. Yaprak bitlerini (aphides) ve başka böcekleri, süt inekleri olarak besler ve onlara bakarlar. Düzenli takımlar halinde savaşa gider ve kamunun esenliği uğruna gönüllü olarak can verirler. Önceden saptanmış bir plana göre göç ederler. Köle yakalarlar. Yaprak bitlerinin yumurtalarını da, kendi yumurtaları ve kozaları gibi, çabuk açılabilmeleri için, yuvanın sıcak kesimlerine taşırlar.
Karınca Kararınca
İnsan birçok ırka ayrılmıştır; bunların bazıları birbirinden öylesine farklıdır ki, doğa bilginleri çoğu zaman onları farklı türler gibi sınırlamıştır. İnsan vücudu, öbür memelilerinki gibi, aynı kökendeş plana göre yapılmıştır. İnsan, embriyonal gelişimin aynı evrelerinden geçer. Bir zamanlar işe yarar oldukları söz götürmeyen yararsız ve güdük parçaları çoktur.