Şu koskocaman dünyada benim kadar yapayalnız dolaşan bir insan daha var mı acaba? Kime, ne anlatabilirim? On seneden beri hiç kimseye bir şey söylediğimi hatırlamıyorum. Boşuna yere herkesten kaçmış, boş yere bütün insanları kendimden uzaklaştırmışım; ama bundan sonra başka türlü yapabilir miyim? Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok... Lüzum da yok.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için,alaka ve merhamet göstermek isteriz.
Kelimelerin ağırlığı altında ezilen ama bir o kadar da yüreğinin derinliklerinde sesi yankı bulan özel bir karakterdi Melody.
Onun gücünün en büyük kaynağı, arkasında dağ gibi duran, gözlerinin içine bakarken güven hissi yaratan, kararında ona ses ve güç olan anne ve babasıydı. O yüzden ezilmedi, hesap sordu, ben burdayım demekten korkmadı.
Melody bize unuttuğumuz bir gerçeği de hatırlattı "asıl engel bedende değil kalpte!"
Başkasının başarısına sevinmeyen, tökezlemesini dileyen insan en büyük engele sahiptir. Vicdan engeline!
Lütfen özel çocukları görmezden gelmeyin, iletişim kurmak sizden bir şey götürmez ama onlara çok şey getirir...
Kalplerimizdeki sevgiyle engelleri yıkalım ve okuyalım bu güzel kitabı
İçimdeki Müzik