“Haviye”… Bir kitap değil, insanın içine dokunan bir yüzleşme.
Okurken yalnızca bir hikâyeye eşlik etmiyorsunuz; kendi içinize doğru derin bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
Yazar, kelimeleriyle öyle bir dünya kurmuş ki her satırda biraz daha içine çekiliyorsunuz. Sevgisizlik, ihmal, kırılmışlık… En çok da insanın içinde büyüyen o sessiz çığlık anlatılıyor. Ve o çığlık, sayfalar ilerledikçe sizin de içinizde yankı buluyor.
Haviye, duyguları süslemeden, olduğu gibi anlatıyor. Bu yüzden etkisi daha gerçek, daha sarsıcı. Okurken “bu yalnızca bir karakterin hikâyesi” diyemiyorsunuz… Bir noktadan sonra o hikâyenin içinde kendinizi görüyorsunuz.
Okunup kenara bırakılan bir kitap değil.
Bittikten sonra etkisi devam eden bir iz gibi kalıyor.
Haviye, kalpte yer açan ve kolay kolay silinmeyen bir eser.
Kitap deneme türünde bir kitap ve Esin Avcı Urgizer'in ilk kitabıymış. Bence iyiydi. Bu tür sevenler için faydalı buldum. Birde oğluna hitaben yazmış oda çok hoşuma gitti.