Fakat daha çocukluk zamanında en fazla cennetin olmamasından korkar, "Ya cennet yoksa" diye içinden geçirmeden edemezdi.
Bu kez sarıldığı cesedin bumbuzluğunda üşürken, "Rabbim" dedi.. .."Ama bundan sonra cennetin yokluğu değil, beni cehennemin yokluğu korkutur."
O gece orada Piruz kalbinin örtülerini bir bir kaldırırken Settarhan aralarındaki şeyin iki kişi arasında ancak ilk anda, ilk karşılaşmada kurulan, aksi takdirde hiç kurulamayan o sıcak bağ, o tebessümlü hatırlama, o ezelî tanışıklık duygusu, o kavî köprü olduğunu anladı. Ve şu yıldızlar şahit, hiç kimseye karşı böyle güçlü bir yakınlık dahası sınırsız bir güven duymamıştı..
.. Onun yüzüne baktı muhabbetle. Settarhan ne kadar esmerse Piruz da o kadar esmer, Settarhan'ın gözleri ne kadar elâysa Piruz'unkiler o kadar maviydi.
Çöl ile gök gibi buldular birbirlerini.
Aralarında bir yağmur eksikti.