Erdem ÇOMAK

Erdem ÇOMAK
@E_Comak
Bir maskenin ardında okuyor biraz da yazıyor. Tek yapmaması gereken konuşmak. Konuşursa maskenin ne kıymeti kalır ki...
Beyaz Kral
-Dinle Bay E. Genç adam elini kulağına götürdü. -Duyuyor musun? Benim şarkımı mırıldanıyorlar. Duyuyor musun haklılığımı nasıl mırıldanıyorlar sessizce? -Tam olarak ne duymam gerekiyor kralım? Genç adam gülümsedi. -Sessizce dinle. Nasıl mırıldanıyorlar? Nasıl haykırıyorlar sessizce? Bu dünyada yapayalnız olduğumuzu nasıl da hatırlatıyorlar ona da bana da? Duymuyor musun? -Duyuyorum kralım. Duyuyorum. Dostu dosta kırdırmışsınız. Genç adamın gülümsemesi arttı. -Hayır hayır Bay E. Kendisi geldi bana. Ben sadece yol gösterdim. O da haklılığımı kanıtladı tekrardan. -Peki size anlatacak bir şeyi kalmadığı zaman ne yapacaksınız kralımız? Genç adam duraksadı. -Henüz düşünmedim.Öldürürüm herhalde ne de olsa artık bir hain.
Reklam
Küçük Kral
-Yani diyorsunuz ki bu bir savaş? -Evet Bay E. bu bir savaş. Savaşlarda her türlü hile yapılabilir. Dostlar birbirine ihanet edebilir. Dostlar birbirine kırdırılabilir. İnsanların zaafları,kıskançlıkları ve tutkuları kullanılabilir. Ve biliyor musun E.? En büyük ihanetleri eden dostlar kendi ayaklarıyla geldi bana. Onlara bir şey vaat etmediğim halde kendi rızalarıyla geldiler. Görseydin bir Bay E. Onları bir görseydin. Yıllar yılı dost bildiklerini sattılar bana. Dostlarının çöküşlerini izlemek istediler. Sırf kıskandıkları için onları ölüme gönderdiler. Çok genç yaşta anladım Bay E. İnsan ne dost edinebilir ne de birisine dost olabilir. Keşke ona da zamanında gösterebilseydim dostunun olmadığını. Ne yazık ki ruhu bile duymadı defalarca kez sırf kıskançlıktan satıldığını. Hatta o kadar kördü ki Bay E. onun yerine ben öldürdüm ona ihanet edenleri.
Küçük Kral
-Nasıl desem...nasıl..? Nasıl sevdim biliyor musun? Bir dilim ekmeği sevdiğim gibi sevdim. Nasıl sevdim...? Nasıl sevdim biliyor musun? Bir bardak suyu sever gibi sevdim. Söylesene Bay E. önündeki ekmeği almaya kalksalar, içeceğin suyu dökmeye çalışsalar ne yapardın? Ben de aynısını yaptım işte.Gücüm tükenene kadar savaştım.
Küçük Kral
-Onu bir ceviz ağacının altına gömdüm Bay E.
Beyaz Kral
-Ceviz ağacının altında bekle beni. Hani o büyük cevizin altında. Evin önündeki büyük cevizin altında. Özlersin belki. Belki bir özür beklersin benden. Belki de sevdiğini söylemek istersin. tekrardan. Bekle beni, o ağacın altında bekle. -Onca zaman nasıl beklerim? -Sen beklemeye alışıksındır kral. Ha bir saat beklemişsin ha on yıl. Senin için farketmez. -Gelecek misin peki? -Kaderimizde varsa neden olmasın. Belki son bir defa buluşuruz büyük cevizin altında.
Reklam