Franz kafka' nın büyük ve umutsuz aşkı Milena...
Normal bir mektuplaşma şeklinde başlasa da, ilerledikçe durum, Kafka'nın tüm benliğini saran bir aşka dönüşüyor. özlem duygusunun, gerçek aşkın muhteşem bir şekilde kelimelere dönüşmüş haliydi sanki bu kitap.
"Yanımda yürüyordun Milena, düşün sen benim yanımda yürüdün" ...
bu sözlerden bile uzak ve umutsuz bu aşkın küçük bir tahayyülünün dahi ne kadar eşsiz olduğunu anlıyorum. Umutsuz çünkü Milena evli. Ve Kafka'nın hiç ümidinin olmayışı ve buna rağmen Milena'ya hava gibi, su gibi muhtaç oluşu, ona duyduğu özlem fevkalâde etkileyiciydi...