Yaşanan her olumsuzluk acı bir ilaç gibi nefsi iyileştirmekte veya bir ameliyat gibi onu hastalıklardan kurtarmakta, temizlemekte ve onu asli tabiatına döndürmektedir.
Çölde sıcak altında günlerce susuz kalmış iki insandan biri, biraz ileriden yürüdüğü için uzakta bir çeşme görmüşse ve diğeri arkadan geldiği için bu çeşmeyi henüz göremiyorsa, aynı seviyede susuz oldukları her ikisininde susuzluktan çektikleri acı aynı olamaz. Zira, çeşmeyi görmüş olan kişi, susuzluğunun birazdan biteceğini anlamış ve yaşadığı acı, henüz o suyu yudumlamamış olmasına karşın, acının geçiciliği bilgisinden dolayı azalmıştır. Dünyanın faniliği ve musibetlerin geçiciliğinin idrakinde olan insanlar da o çeşmeyi (cenneti) uzaktan görmüş sayılırlar. Diğer insanlarla aynı sıkıntıları çekmelerine rağmen yaşadıkları acı daha hafif hatta bazen eğlencelidir.
Mesele, her fırsatta bir zorluk bulan biri olmaktan kurtulup, her zorlukta fırsat gören biri olabilmektir. Filozof Zenon, geminin battığını ve bütün eşyalarının sulara gömüldüğünü öğrendiğinde şöyle der: “ Demek kader benim, sırtında daha az yükü olan bir filozof olmamı istiyor.”