Hocam, bu sarılma denen şey ne kadar önemliymiş meğer.Keşke çok daha önce birbirimize doğru düzgün,adam gibi sarılabilseydik.Biz kıymetini bilememişiz.
…. Karga ağzında bir karga ölüsüyle geldi uzaktan ve orada bir yere kondu. Toprağı eşeledi ve ağzındaki ölüyü, açtığı çukura koydu. Sonra eşelediği çukurun üzerini yine toprakla örttü. Bunları gören Kabil’in içi yandı, bir karga kadar olamadığı ve kardeşinin ölüsünü açıkta bıraktığı için pişman oldu.
Ah ! etti…
Bir Karga bile değilsiniz. Kabil’in kargayı görüp de utanan kalbi yok sizlerde,anladık.
Bardağı suyla doldurursunuz. Dolar, ama taşmaz. Ağzına kadar doldurursunuz, yine taşmaz. Ama bir damla daha koyarsanız, işte o zaman taşar. Sadece bir damla. Biliyor musunuz, bardağın taşmasına bir damla kaldı.