Deniz

Deniz
@E_retsinas
“Bazı bitkiler vardır. Bunlar, hayat ile ölüm arasında bir çizgide dururlar. Saklanırlar. Diğer bitkiler, onların hayatta olduklarından bile haberdar olamazlar. Sanki varlıklarının öğrenilmesi sonları olacakmış gibi. Biz botanistler, buna gizli hayat deriz. Herhangi bir ansiklopediyi açarsanız, göreceksiniz ki, karşılığında tam olarak şu cümleler yer alır: fizyolojik görevlerin hemen hemen bulunmadığı ya da çok zor fark edilecek düzeyde bulunduğu hayat tarzı. Bu şartlarda yaşayan en bilinen bitkiyse kuru yosunlardır. Varlıklarını Tanrı'nın bile unuttuğunu düşünürüm bazen. Ve insan da, eğer benzer bir hayat yaşarsa, belki sizin dediğiniz o ahlak kıskacından kurtulabilir. Sadece tercihlerle ilgili, Akılla ilgili... Sizin büyük ihtilalinizde giyotinler büyük et parçalarını kestikleri gibi, büyük zekâları da bedenlerinden
Sayfa 386
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Artık sokağa çıkma yasağı vardı kafamda. Bulduğumu tutuklayıp atıyordum önümdeki kağıda.
Sayfa 417
Belki cinayetlerin değil ama intiharların azmettiricileri oldukları için cezalandırılması gerekir birilerinin. Ama daha keşfedilmediği için, bunu yapmış olanları saptayacak bir makine, kandaki alkole benzemediği için kötülük, bıraktılar beni de.
Sayfa 273
Bir çeşit kamu ahlakının gereğiydi güzeli ve sessizi parçalamak
Sayfa 269
Milyonlarca kilometre mesafe vardır gözlerin kapamasından açılmasına. İnsanoğlunun ışık hızında gövdesini taşıma isteği boşuna. Boşuna ses hızında giden uçaklar. Çünkü hız zaten saklı doğamızda. Her sabah milyarlarca insan yaşıyor muazzam yolculuğu. Milyarlarca insan, gözkapaklarının üzerinde milyonlarca kilometre taşıyor. Tek bir hareketle uyku dünyasından gerçek dünyaya geçiliyor. Bundan daha hızlı gerçekleştirilen bir yol alma şekli var mı? Işık hızını alay konusu edecek kadar çabuk açılan gözler, gerçek dünyaya döndürüyor insanı. Ve kimse farkında değil, bedeninin sabahki yorgunluğunun, çok uzaklardan göz açıp kapayıncaya kadar gelmesinden kaynaklandığının.
Sayfa 268