Ümit olan yerde mutlaka azap da olur. Aynen senin söylediğin gibi. Burası kesin. Fakat ümit zayıf, çoğunlukla soyuttur, ama azap istemediğin kadar zorlu ve genelde somuttur.
“Dünyadaki çoğu insan kanıtlanabilir gerçeğin peşine falan düşmez. Gerçek denilen, çoğu durumda senin söylediğin gibi güçlü bir acıyı da beraberinde getirir. Dahası çoğu insan acıyı beraberinde getiren gerçeği falan aramaz. İnsanların gereksinim duyduğu, kendi varlıklarının biraz daha derin bir anlamı olduğunu hissettirebilecek hoş, rahatlatıcı öykülerdir. İşte o yüzden din dediğin şey var olabiliyor"
"Sonuçta" dedi yaşça büyük kadın arkadaşı, "herkes dışlanan azınlık tarafında olmaktansa, dışlayan çoğunluk tarafında olunca rahat ediyor. Karşı tarafta olmadığı için seviniyor. Hangi çağda, hangi toplumda olursa olsun temelde aynı. Çoğunluğun içinde olunca, eziyet haline gelen şeyleri düşünmeye gerek de kalmıyor."
Ruh üzerindeki tüm güzel söylemler burada, hiç değilse bir süre için, karşıtlarının doğru olduğunun kesin kanıtıyla karşılaşacaktır. Bir tokadın iz bırakmaz olduğu bu cansız bedenden ruh silinmiştir: serüvenin bu ilkel ve kesin yanı uyumsuz duygunun özünü oluşturur. Yazgının ölümcül ışığı altında, yararsızlık göz önüne serilir. Durumumuzu koşullandıran kanlı kesinlikler karşısında hiçbir ahlak, hiçbir çaba deneyime dayanmayan bir düşünceyle haklı çıkarılamaz.