Sabah sabah çarşıdan geçeyim dedim Allah akıl fikir versin bu millete. Tayt ve dar kot giyen türbanlılar, dapdar pantolonların içinde oğlanlar sarmış şehri. Sabah sabah midem bulandı. Bu ne ya. Al sana ılımlı islam
Başörtüsü bilime engeldir diyenler kimler acaba? Ayrıca insanlar ister batıyı savunur ister doğuyu, dininiz doğu kökenli ve dinizi yaşıyorsunuz diye kimse sizi ötekileştirmiyor. Dininiz insanları kutuplaştırmayı mı emrediyor da bu şekilde söylemlerde bulunuyorsunuz? Bu tarz problemler aşılmışken hala mağdur rolünü sürdürüyorsunuz. 16 senedir sizinle aşağı yukarı aynı görüşleri paylaşan kişiler uzaya mekik gönderdi de batıcılığa mı takıldı?
Bu siteyi sadece okuduğum kitapları takip etmek amacıyla kullandım bugüne kadar. Bundan sonra da o şekilde kullanacağım. Küçük yavrum var pek de zamanım yok. Bu sebepten inceleme yazamıyorum ve okuyamıyorum. Kitap okumak bile benim için büyük iş. Alıntı yapmak daha kolay oluyor ve geriye dönüp baktığımda kitaplarımdan küçük parçalar okumak istiyorum. Bu amacım dışına çıkmak da istemiyorum. Neyse... Yine bu gece alıntı yaptıktan sonra şöyle bir bakayım ne var ne yok diye dedim. Karşıma Peygamberimizin Sünnetleri diye bi ileti çıktı. Ve okurken akıl tutulması yaşadım resmen. Yastıkla uyumaktan sebze yıkamaya kadar bir sürü gündelik işler aslında. Hatta bazıları yaşamsal faaliyetler diyebiliriz. Ve yazan kişi kaynak da belirtmemiş. Ordan burdan alınıp bir şeyler yalan yanlış şekilde yazılmamalı buraya. Birileri oturmuş ve resmen dalga geçer gibi yazmış. Herkes de yorum olarak allah razı olsun vs. Arkadaş "sorguladığında kafir olursun. Din sorgulanmaz." Yazmış. Yahu bu insanların inandığı dinin kutsal kitabında "hiç akletmez misiniz, düşünmez misiniz" yazıyor. Bilime ve bilgiye rahatlıkla ulaşabileceğimiz şu çağda ışıkları kapatanlara rağmen yeni ışıklar yakmalı. Çok okumalı...Doğru okumalı...Herkese iyi okumalar dilerim.
Sıkıntı şu ki bahsettiğiniz kitleye katiyen laf anlatamıyorsunuz. Dinlemiyorlar, dinlemek istemiyorlar. Öğrenmiyorlar, öğrenmek istemiyorlar. İnandıklarını söylüyorlar ama inanmıyorlar, inanmak istemiyorlar. Ne yaparsanız yapın değişmiyorlar. "..anladım ki bu ülkedeki sorun, bilgi ya da anlayış eksikliğinden kaynaklanmıyor. Öğretebileceğiniz hiçbir şey yok. Her şeyi sizden benden iyi biliyorlar ama kötü niyetliler. Bildiklerini okuyorlar. Bu ülkede karar sistemini elinde bulunduranlara hiçbir şey yapamazsınız. Çünkü halk salak ve saf. Halkın salak olduğu bir ülkedeki demokrasi de diktatörlük ve seçimle gelen krallar demektir."