F

F
@Eachraidh
Si vis pacem para bellum
137 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Ben ise hakikaten müteessir idim. Kendi kendime, milletin benim gibi bir en hakir hizmetçisine gösterdiği muhabbeti görün­ce 'Sultan Hamid iyilik etmek isteseydi kendisine ne yapılmazdı?' diye düşündüm".
Manastır'daki Rus Konsolosu'nun kendi- sine selam vermediği gerekçesi ile elindeki kırbaçla Halim ismindeki bir Türk j andarma neferinin üzerine yü­ rümesi ve neferin Konsolos'u vurarak öldürmesi üzerine hem Ha­ lim'in, hem de Halim'i engellemediği için hadise sırasında yanında bulunan bir başka askerin idamlanna karar verildi! Çatırdayan bir imparatorluğun güçlü devletlerin elinde nasıl utanç verici bir acze düştüğünü gösteren hadise bu kadarla da kal­ madı, daha da utanç verici bir başka iş edildi ve Enver'e öldürülen konsolosun cenaze alayının geçişi sırasında birliğindeki toplarla selam atışı yapması emredildi.
"...Bu sırada, hakikaten, idare-i zalimenin tesirini bütün mil­letin anlamaya başlamış olduğunu hissettim ve bundan sonra idare-i zalime-i Hamidi'ye karşı zihnimde hasıl olan intibah, de­rece-i kemâle gelmişti. Bu hain herif, istese, bir anda her şeyi ya­par; memleketi bahtiyar eder; etrafındaki alçakları dağıtır; hem memleket, millet bahtiyar olur, hem kendisi, diyordum. Fakat bu adamın senelerden beri kan içmeye alışmış olduğunu ve insanın itiyadından vazgeçemeyeceğini düşündükçe, şahsına karşı fev­kalade bir adavet [hissediyor] ve herhalde bunun vücudunun or­tadan kalkmasının en selim bir çare olacağını düşünüyordum…”
Devlet tamamen merkezileşmiştir ve merkez Yıldız Sarayı'dır. Bürokrasinin kendi başına karar vermesi hiçbir şekilde söz konu­su değildir, en basit işler bile saraya sorulup gelen talimata göre hareket edilmektedir ve sadece İstanbul'un değil, uzak vilayetlerin bürokrasisi bile bu şekilde harekete mecburdur.
Macera dolu ömrünün bu son serencaını günler sonra ölüm tutanağı haline getirilecek, sararmış bir kağıda "Şehid-i muhterem Enver Paşa Hazretleri pek mukaddes ve yüksek bir maksat peşinde Buhara'da, Belcivan Vilayeti'nin Çegan isimli mahallinde 14 Ağustos 1922 günü kurban bayramının ikinci günü öğle vaktine yakın bir zamanda temiz kanını toprağa akıta akıta, kahraman ve mert bir şekilde şekadet rütbesine nail olmuştur" diye yazılıp mühürlenecekti!