Harry Potter ve Ölüm Yadirgarlaro bence serinin en etkileyici final kitabıydı. Hem savaşın karanlığını hem de dostluk ve fedakârlığın gücünü çok güzel anlatıyor.
“Ölülere acıma Harry. Asıl yaşayanlara acı. En çok da sevgisiz yaşayanlara. ” sözü de kitabın en unutulmaz alıntılarından biri. Bu seriyi bitirdiğim için çok üzgünüm ama yeni maceralar beni bekliyor. J. K. Rowling
Harry Potter and the Half-Blood Prince benim için serinin en duygusal ve en karanlık bölümlerinden biri. Bu hikâyede Harry Potter’ın artık çocukluktan çıkıp gerçeklerle yüzleşmeye başladığını net bir şekilde hissediyorum.
Albus Dumbledore ile birlikte Lord Voldemort’un geçmişine yapılan yolculuklar bence hikâyenin en etkileyici kısmı. Aynı zamanda okulda yaşanan aşk, kıskançlık ve dostluk anları da bu karanlık atmosferin içinde güzel bir denge oluşturuyor.
“Melez Prens”in kim olduğunu öğrenme süreci ve sonunda yaşanan o büyük kayıp beni gerçekten çok etkilemişti. Bu bölüm bana göre, her şeyin artık geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiğini hissettiren, serinin en güçlü halkalarından biri. Harry Potter ve Melez PrensJ. K. Rowling
Profesör Do’nun Göz Kliniği, Yoonha Byun’un kaleminden çıkan, hem fantastik hem de duygusal yönü güçlü bir roman. Hikâyede yalnızca gözler değil, insanların ruhları da tedavi ediliyor ve her karakterin iç dünyasına ayrı ayrı dokunuluyor. Özellikle kayıp, umut ve içsel iyileşme temaları çok etkileyici işlenmiş. Akıcı anlatımı sayesinde kolay okunuyor ama verdiği mesajlar uzun süre düşündürüyor. Yoonha Byun
Gece Yarısı Kütüphanesi, insanın “ya şöyle olsaydı?” diye düşündüğü tüm ihtimalleri dokunaklı bir şekilde sorgulatan, pişmanlıklar ve seçimler üzerine derin ama akıcı bir hikâye. Hem düşündüren hem de içe dönüp kendini sorgulatan bir kitap.