İnsanların en büyük eğlenceleri muzipliktir. İnsan insanın hüsranından ,zararından ve hatta felaketinden hoşlandığı kadar hiçbir şeyden lezzet almaz.Şaka adı altında bazen birbirimize pek acı şeyler yaparız.Ve çoğunlukla tahammülün üstüne çıkarak şakayı kakaya ederiz.Çünkü şaka ne kadar kıyasıya yapılırsa bu kadar tatlı olur zannederiz.
Her insan ayrı ayrı ele alınırsa birer vicdan, birer şuur sahibi görünür. Fakat insanlar kitle halinde ,bireysel faziletlerinden bazılarını kaybediyorlar .Kör ,muhakemesiz ve insafsız oluyorlar.
Çoktandır mutfağı ,kileri tamtakır duran bu viran evde hiç fare takıntısı yoktu.İnsanların zararına yaşayan bu zeki ,muzır hayvanlar yiyeceksiz kalan evlerden yağlı kapıları göç etmeyi Avrupalıların sömürgelere dökülen cinslerinden daha iyi bilirler.
Durdum.Etrafı dinledim. Yine sessizlik, yine sessizlik...Gittikçe derinleşen sessizlik içinde tahtaları kemiren kurtların monoton gıcırtıları geliyordu. Yarabbi sekizi ,onu bir parmakla ezilen bu yumuşak mahlukçukların en sert tahtaları un gibi ufalayan bu ince törpüleri nerelerindendir?
İyi saatte olsunlara inanmam.Çünkü şimdiye kadar ne yüzlerini gördüm ,ne de bir fenalıklarına uğradım.Çektiğimiz felaketler cinden periden değil en çok ademoğlundandır.