"Zaman böyle bir şey, değil mi? Aynı kalmıyor. Bazı günler, bazı yıllar bomboş. Hiçbir anlamları yok. Dalgasız deniz gibiler. Derken bir yıl hatta bir gün, bir öğleden sonra yaşıyorsun. İçinde her şey var. Bir ömre bedel oluyor."
Aranızda kaç kişi hayatın gerçek anlamını biliyor? Kendinizi bir dolaba kilitli olarak düşünün. Küçük, dar ve karanlık bir yer. Kilitlisiniz ve dışarı çıkamıyorsunuz. Kapı var ama kapının tokmağı yok. Kapının altından ışık sızıyor ve yere oturarak o ışığı izliyorsunuz parmaklarınızla. Üstelik de oturduğunuz yerde birinin gelip de kapıyı açmasını diliyorsunuz çünkü içerideki havanın yetersiz olduğunu düşünüyor ve çok geçmeden boğulacağınızı sanıyorsunuz. Dışarı çıkmak istiyorsunuz. Işığın ve havanın bol olduğu özgürlüğe atılmak dileği bu..
"Zaman böyle bir şey, değil mi? Aynı kalmıyor. Bazı günler, bazı yıllar bomboş. Hiçbir anlamları yok. Dalgasız deniz gibiler. Derken bir yıl hatta bir gün, bir öğleden sonra yaşıyorsun. İçinde her şey var. Bir ömre bedel oluyor."