Bir önceki gönderimde Derya Coskun 'un Mutluluk İksiri isimli kitabını yorumladım. Bu gönderide de kitaptan yaptığım alıntıları paylaşmak istiyorum. Genel yorumu okumak için lütfen ismimin üzerine tıklayıp bir önceki paylaşımıma göz atın.
Alıntılar:
"Eskiden insanlar, komşularının hayatlarıyla kendi hayatlarını kıyaslarken günümüzde belki de yolda bile karşılaşmadığımız insanların hayatlarını sosyal medyadan görebildiğimiz kadarıyla kendi hayatlarımızla kıyaslıyoruz. Her gün için kendimizi kötü hissedebileceğimiz bir neden daha buluyoruz. Başkalarının gözünde profilimize odaklandığımız sürece kendimize dışarıdan bakmadığımız için gerçek isteklerimize odaklanamayız. Hayatımızı anlamlandırabildiğimiz sürece özgüvenimizin kaynağı etiketler veya başkalarının gözündeki profilimiz değil, bizzat kendimiz oluruz."
--------
"Bize ne istememiz gerektiği dayatıldığı için gerçekte ne istediğimizin de farkında olamıyoruz. Kendimizi dinleyemediğimiz için kendimizi tanıyamıyoruz. Bir insanı öldürdüğümüzde suçlu, savaşta bir çok insanı öldürdüğümüzde kahraman gibi hissedebiliyorsak bizi biz yapan duygu ve düşüncelerimizin kaynağı yaptığımız eylemlere dayanmıyordur. Bizi biz yapan duygu ve düşüncelerimizin temeli başkalarının gözünde görüldüğümüz şekle dayanıyorsa, benliğimiz egomuza esir düşmüştür."
---------
"Maskelerimizden sıyrılıp kendimiz olarak var olabilmek zorlu bir süreçtir; çünkü sosyal çevremiz bizim üzerimizdeki etkilerinin kaybolmaya başladığını anladıkları anda bizim değişimimize direnç göstereceklerdir."
-----
"Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz. Çatlaklıklarımız hayatımızın rengi ve bizi birbirimizden ayıran özelliklerimizdir. Bizim gerçek değerimiz çatlaklarımızdan kurtulmaya değil, onların bize kattıklarını görmeye başladığımızda ortaya çıkar. İyi taraflarımızla