Ebru Bozdoğan

Ebru Bozdoğan
@EbruBozdogan
Bir önceki gönderimde Derya Coskun 'un Mutluluk İksiri isimli kitabını yorumladım. Bu gönderide de kitaptan yaptığım alıntıları paylaşmak istiyorum. Genel yorumu okumak için lütfen ismimin üzerine tıklayıp bir önceki paylaşımıma göz atın. Alıntılar: "Eskiden insanlar, komşularının hayatlarıyla kendi hayatlarını kıyaslarken günümüzde belki de yolda bile karşılaşmadığımız insanların hayatlarını sosyal medyadan görebildiğimiz kadarıyla kendi hayatlarımızla kıyaslıyoruz. Her gün için kendimizi kötü hissedebileceğimiz bir neden daha buluyoruz. Başkalarının gözünde profilimize odaklandığımız sürece kendimize dışarıdan bakmadığımız için gerçek isteklerimize odaklanamayız. Hayatımızı anlamlandırabildiğimiz sürece özgüvenimizin kaynağı etiketler veya başkalarının gözündeki profilimiz değil, bizzat kendimiz oluruz." -------- "Bize ne istememiz gerektiği dayatıldığı için gerçekte ne istediğimizin de farkında olamıyoruz. Kendimizi dinleyemediğimiz için kendimizi tanıyamıyoruz. Bir insanı öldürdüğümüzde suçlu, savaşta bir çok insanı öldürdüğümüzde kahraman gibi hissedebiliyorsak bizi biz yapan duygu ve düşüncelerimizin kaynağı yaptığımız eylemlere dayanmıyordur. Bizi biz yapan duygu ve düşüncelerimizin temeli başkalarının gözünde görüldüğümüz şekle dayanıyorsa, benliğimiz egomuza esir düşmüştür." --------- "Maskelerimizden sıyrılıp kendimiz olarak var olabilmek zorlu bir süreçtir; çünkü sosyal çevremiz bizim üzerimizdeki etkilerinin kaybolmaya başladığını anladıkları anda bizim değişimimize direnç göstereceklerdir." ----- "Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz. Çatlaklıklarımız hayatımızın rengi ve bizi birbirimizden ayıran özelliklerimizdir. Bizim gerçek değerimiz çatlaklarımızdan kurtulmaya değil, onların bize kattıklarını görmeye başladığımızda ortaya çıkar. İyi taraflarımızla
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Derya Coşkun Mutluluk İksiri Deneme, 126 sayfa. Sokak Kitapları Yayınları Derya Coşkun Facebook'tan tanıdığım bir arkadaşım. Onu aslında Kitap Kulübü vasıtasıyla tanıdım dersem çok yanlış olmaz. Aslında hem Kitap Kulübü üyesi -kitap okuyan- hem de Michael Jackson hayranı olması sebebiyle, onu iki farklı grupta görünce dikkatimi çekti. Bir kitap yazdığını da öğrenince arkadaş olmak istedim. Çok fazla ortak noktamız vardı. Sonradan, yine kulübümüz üyesi değerli yazar Necmettin Yalçınkaya'nın övgüsüne mazhar olduğuna da tanık oldum. Uzun zamandır arkadaş olmamıza rağmen kitabını alıp okumak yeni kısmet oldu. Bugün size onun ilk ve tek kitabı olan Mutluluk İksiri'ni tanıtmak istiyorum. Derya Sosyal Hizmet okumuş genç bir edebiyat gönüllüsü arkadaşımız. Mutluluk İksiri 126 sayfadan oluşan incecik bir kitap. Türü deneme ama kişisel gelişim kategorisinde de değerlendirilebilir. Her ne kadar ince olsa da dolu dolu bir kitap okudum. Kitap bize mutluluğun sihirli formülünü vermiyor elbette. Ancak iç huzuruna sahip, özgüvenli bir insan olmanın sırlarını, hayata karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini anlatıyor. Bunlar çoğumuzun bildiği şeyler aslında. Ama ne kadarını yapabiliyoruz? Okurken düşündüğüm şey şu oldu: Hayatın en büyük sırları aslında en küçük ve önemsiz gördüğümüz detaylarda gizli. En az önem verdiğimiz konular, bilip de yapmadıklarımız. Belki basit konular diye onları sürekli sümen altına itiyoruz. Bu sebeple çok daha büyük sorunlara saplanmamıza yol açan şey, en iyi bildiğimiz halde basit olduklarını düşünerek göz ardı ettiklerimizdir. Derya Coşkun bu kitapta hepimizin çok iyi bildiği, ama uygulamak konusunda her zaman başarılı olamadığımız basit gerçekleri bize hatırlatıyor. Bazen en büyük sır gözümüzün önünde durur ama elimizi nasıl uzatıp onu alacağımızı
Mutluluk İksiriDerya Coşkun · Sokak Kitapları Yayınları · 20172 okunma

Ebru Bozdoğan

, bir kitap okudu
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Derya Coşkun
7/10 · 2 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Tolstoy- İtiraflarım Bizde dini sorgulamaya tam tersinden gidilir. Biz derken naçizane kendim gibi cahil ve gelişmeye çalışan, okuyan, aydınlanma isteğinde olan yoksul ve sıradan halktan bahsediyorum. Aklımız sorular sormaya alışır ve bazılarımız dini tümüyle sorgular halde buluruz kendimizi. Bu sorgulamanın sonuçları da her birimiz için farklı olur. Tolstoy ise zengin doğmuş, formel eğitime inanmadığı için birinci sınıftan sonra üniversiteyi bırakmış da olsa, pek çok insanın bugünkü olanaklarla bile alamayacağı kadar iyi bir eğitim almış. (Bu kitabı okuyunca Tolstoy'un sadece edebiyatçı yanını değil, bilim ve felsefe hakkında bildikleriyle, müthiş bir araştırma gücü ve öğrenme aşkıyla kendine hayran bırakan yüksek seviyede bir entelektüel olduğunu idrak ediyorsunuz.) (Yine bu noktada bir parantez açmak isterim. Tolstoy'un sırf dine olan düşkünlüğünü bildiğim için onu biraz küçümseme cehaletini gösterdiğim de olmuştu. Bu kitaptan sonra, hala bazı konularda ona acısam da, o küçümsemeye benzer duygu için utandım.) Ne diyorduk, Tolstoy bu kadar şanslı bir azınlığa mensup olduğundan, biz sıradan insanların yaptığı şeyi tersten yapmış. Dini değil hayatı sorgulamış, bir depresyon sürecinden geçmiş, intiharı tek çözüm olarak bulmuş, yapamamış, sürekli bir arayışa devam etmiş; sonunda da Tanrı'yı bulmuş. İtiraflarım kısa bir eser, otobiyografik deneme. Son derece anlaşılır, akıcı ve samimi bir dille yazılmış. Tolstoy'un şöhret, para, saygınlık ve bunların getirdiği zevk ve sefa aleminde süregelen yaşantısının, her başarıyı tatmış bir insanın duyduğu tatminsizlik duygusuna dönüşümü, çok sevdiği ailesi de dahil her konuda ilgisini yitirmesini, hayatın anlamını kaybedişini anlatmakla başlıyor. Sayfalar arasında Tolstoy'un bilim ve felsefe içinde hayatın anlamını arayış
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma