Sen açık renkli bir Acem halısısın, yalnızlık ise çıkmayan bir Bordeaux şarabının lekesi.Yalnızlığın Fransa’dan taşınmış, yaranın acısı Ortadoğu’dan gelmiştir.
Bir kez kadınsız erkeklerden biri olunca, o yalnızlığın
rengi tüm tenine derinden işler. Açık renk kilimin üzerine dökülen kırmızı şarap lekesi gibi. Sen ne kadar donanımlı, ev işleri bilgisine sahip olursan ol, o lekeyi çıkarmak çok zahmetli bir iştir….. rengi zamanla biraz atsa da leke,…sen son nefesini verinceye değin orada olduğu gibi duracaktır…… Sen tenine işleyen rengin hafiften solmasıyla birlikte onun belirsiz sınırlarıyla yaşamaya devam edersin.
Dünyanın en yalnız ve ikinci en yalnız erkeği olmak arasında derin bir uçurum var. Muhtemelen. Sadece derin değil aynı zamanda ürkütücü bir genişlikte.