Çoğu kimse gerçekten neyi istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini anladığında artık çok geç olmuştur. "Gençler bilebilse ,yaşlılar yapabilse."deyişi o kadar doğru ki.
Bir Truva kitabı daha bitirdim. Normal yaşantımda dahil en sevdiğim aktiviteler arasında antik kent gezintileri vardır. Bir şehre mi gideceğim gezilecek yerlerden antik kenti varsa önceliği ona veririm. Truvanin bende yeri bambaşkadır. İlk filmini izlediğimde etkilenmiştim. Sonra yerini gezdim,akabinde birkaç kitabını okudum. Bu yazarımızın kitabını görünce sırf isminden etkilendigim için aldım. Yazarımız muhtemelen akademisyen. Çünkü kitabı okuduğunuzda bir çok konuda bilgi var. Nasıl anlatsam sanki kafasında milyonlarca bilgi birikimi var ve tüm bunları karşısına nasıl aktaracağım düşünerek yazılmış kitap. Truva ile ilgili kısım yani efsane kısmı filmin nerdeyse replikleri ile aynı. Filmi tekrar izliyor gibi oluyorsunuz. Ama sonrasında Truva antik kentinin bizim Osmanlı'nın son dönemlerinde Heinrich Schliemann' in nasıl hunharca,acımasızca ,hırsla, sadece para ve ün kazanma pahasına o güzelim ellenmemis Troya antik kentini kesfederken kazmayı bilinçsizce savuruşunu okurken her kazma size saplaniyormus gibi hissediyorsunuz. Yazarın kalemi sade akıcı sıkılmadan okuyorsunuz. Tavsiye ederim şimdiden sizlere iyi okumalar
Ben TroyalıyımGülşen Küçükali Üstün · Yeditepe Yayınevi · 202418 okunma
Bu topraklarda kazı yapmanın en zor taraflarını iyi bilirim ama iyi tarafları da var yüzlerce yıldır yayıldıkları topraklarda kazı ve araştırma yapmayı aklına bile getirmedikleri, sürekli toprak elde etmek için savaşan bu millet, ustuyle bu kadar meşgulken, toprağın altını kurcalamamistir.