"İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."
-Fernando Pessoa
"Yineleyelim: Dinlerken yargılamayacak, belirli bir yöne götürecek türden soru sormayacak ya da cesaret vermeye çalışmayacaksınız. Konuşanın söylediklerini anlamaya çalışan iyi bir dinleyici olmaya çalışacaksınız."
"...Her şeyden önce, bir yakını olarak, doğru yolu göstermek zorunluğu duymaksızın, onu gerçekten anlamak amacıyla, karşınızdaki kişiyi bütün dikkatinizle dinlemeniz, ona büyük bir huzur ve güven sağlar. Bu huzur ve güven ortamı içinde, kafasındakini olduğu gibi ortaya koymaktan çekinmez. Konuşan kendini rahatsız eden her ,şeyi rahatlıkla ortaya koyabilecek duruma gelince, kendi sorunlarına daha bir iç rahatlığıyla bakabilir ve o ana dek farkına varmadığı değişik yönler görebilir: Aktif dinlemeyi sürdüren dinleyici ise, konuşanın sorunlarına hemen bir çözüm bulmakla yükümlü olmadığı için, konuşanı daha rahatlıkla anlamaya çalışır; kendini hemen bir cevap bulmakla, bir çözüm getirmekle sorumlu hissetmez."
Belirli bir konuda bunalmış bir kimseye, "boş ver, yorma kafanı böyle şeylere," demek ya da, neşesi yerine gelsin diye işi şakaya boğmak, sizin onun sorunlarını ciddiye almadığınız ya da içinde bulunduğu durum karşısındaki duygu ve düşünceleri doğal bulmadığınız izlenimini verebilir.
"Bir kimseye yararlı olabilmenin tek yolu vardır, o da karşınızdakini dikkatle dinlemek ve onunla kalben ve kafaca beraber olmaktır. Bir başka deyişle, karşınızdakini duyarak dinlemektir."