"İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."
-Fernando Pessoa
Kitapta Zülfü Livaneli, ünlü yönetmen Elia Kazan ile olan dostluğundan bahsediyor.
Livaneli'nin Türklüğü hor gören anlatım tarzından dolayı rahatsız oldum, kitabı yarım bıraktım.
Uçakları ıssız bir adaya düşen çocukların hikayesi.
Yetişkinler için çocuk kitabı gibi kalıyor ama çocuklara da uygun değil zira domuzun öldürülüşünün anlatımı tam bir vahşet.
Çok uzun betimlemeler vardı, okurken çok sıkıldım. Maalesef beğenmedim.
-spoiler-
“Etrafa yayıldık. Ben ellerim yerde, dört ayak üstünde ilerledim. Kancaları olmadığı için, mızraklar domuzların sırtında kalmıyordu. Bu domuz kaçtı, feci bağırıyordu...”
“Sonra geri döndü, bizim çemberin içine girdi kanaya kanaya...”
Rahatlayan çocuklar, hep bir ağızdan heyecanla konuşuyorlardı:
“Biz çemberi daralttık...”
İlk vurdukları zaman, domuzun arka bacakları tutmaz olmuş; onun için çocuklar iyice yanına sokulup vurmuşlar, vurmuşlar...
“Ben gırtlağını kestim domuzun...”
Aynı gülüşü hâlâ paylaşmakta olan ikizler, ayağa fırlayıp birbirlerinin çevresinde dönmeye başladılar. Sonra ötekiler de oyuna katıldı. Domuzun ölürken çıkardığı sesleri taklit ederek, bağırıp çağırdılar.
“İndir kafasına!”
“Canına oku!”
Derken Maurice, domuzu taklit etti; ciyak ciyak bağırarak koştu çocukların ortasında. Çevresini saran avcılar, onu dövüyormuş gibi yaptılar. Bir yandan dans ediyorlar, bir yandan da şarkı söylüyorlardı:
“Domuzu gebert. Gırtlağını kes. Tepele onu.”
-spoiler-
"Suçu toplum hazırlar, suçlu işler."
"Cinayetin işleneceğini herkes biliyordu ancak kimse engel olmaya çalışmadı."
Gabriel Garcia Marquez'in okuduğum ilk kitabı. Çok satanlar listesinde görüp almıştım. Üzülerek söylüyorum kitabı beğenmedim. Olay örgüsü çok karışıktı ve kitaptaki karakterlerin hiçbiriyle bağ kuramadım, fazla yüzeyseldi.
Ömer Seyfettin'i çok severim ancak hikayelerinin çocuklara uygun olduğunu düşünmüyorum, ki bence Ömer Seyfettin de bu hikayeleri çocuklar için yazmamıştır. 12 yaşın altındaki çocuklara okutulmamalı.
Kendini Keşfetmeye,
Zorluklara Başa Çıkmaya
VAR MISIN?
Doğan Cüceloğlu'nun okuduğum ilk kitabı. Doğan Cüceloğlu kendi yaşamından örnekler vererek hayatın her alanına dair tavsiyeler veriyor. Üstüne basa basa "Biz olmanın" öneminden bahsediyor. Tavsiylerin daha çok anne, babaların çocuklarını anlamaları üzerine olduğunu düşünüyorum. Ebeveynler mutlaka okumalı. Kitabın sonunda kitap, film ve müzik önerileri yer alıyor.
Kitabın özet cümlesi: "Madem insan doğduk, olabileceğimizin en iyisi olmalıyız."