Ebru Işık

6/10
·99 syf.·
2025 27. kitabı
DOĞUM LEKESİ GİBİ BİR GÜLÜMSEME BARIŞ BIÇAKÇI SAYFA SAYISI:99 Yazar 1966 Adana doğumludur. Okul yıllarını Ankara’da tamamlamış olup, ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünü bitirmiştir. Tam bir Ankara hayranı olan yazarın kitaplarında yine bu şehrin izlerine rastlamak mümkün. Dilinin akıcılığı sayesinde kitaplarını keyifle okuyorsunuz. Okurken kimseyi zorlamadan, yormadan yazan bir üsluba sahip. Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme’ye gelecek olursak, Barış Bıçakçı’dan okuduğum ikinci kitaptır. İlki, Bizim Büyük Çaresizliğimiz adında bir roman olup, onun tadını bu kitabında bulamadığımı üzülerek söylemek isterim. 14 öyküden oluşan bu kısa hikaye kitabında bence yazar vermek istediği duyguyu karşı tarafa geçirmekte zorlanmış. Okurken hep eksik bir şeyler var gibi düşünüyorsunuz. Tam ohhh ne güzel bir hikaye bu sefer derken sonuna doğru olayın bağlanmadığını çok havada kaldığını görüyorsunuz. Fakat yazarın dilini çok sevdiğim okumaktan büyük keyif aldığım bir üslubu olduğundan, bu kitabıyla değerlendirmek istememekteyim. Hatta diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Bence herkesin en az birkaç kitabını okuması gereken günümüz yazarlarından biri. Barış Bıçakçı
Doğum Lekesi Gibi Bir GülümsemeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20212,416 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·456 syf.·
Beğendi
·
2025 26. kitabı
EV-NERMİN YILDIRIM Sayfa Sayısı:456 Yazarımız, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalıştı. İlk romanı Unutma Beni Apartmanı 2011'de yayımlandı. Onu Rüyalar Anlatılmaz 2012, Saklı Bahçeler Haritası 2013, Unutma Dersleri 2015 izledi. Romanları Sırpça, Bulgarca, Fransızca, Çince, Arapça gibi yabancı dillere çevrilen Yıldırım, Manchester Letters, Tramline Project gibi uluslararası edebiyat projelerine katılarak, çeşitli ülkelerin yazarlarıyla ortak çalışmalar yaptı. Köln Kültür Dairesi’nin Türkiye’den davet ettiği ilk yazar olarak, 2013 kışını dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların ağırlandığı program kapsamında Köln’de geçirdi. Barselona ve İstanbul’da yaşıyor. Yazarla tanışma kitabım olan Ev’in konusu son derece akıcı olup, olay örgüsü itibariyle çok iyi kurgulanmış bir eser. Diğer kitaplarının da mutlaka okunması gerektiği kanısındayım. Sadece başlangıçta kitabın içine girmekte zorlanabilirsiniz. Biraz sabırlı olmak gereken bir eser. Bir süre sonra elinizden düşüremeyeceğinize eminim. Özellikle son 50 sayfayı etkilenmeden okumanız mümkün değil. Belki de gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız. Çocukluğuyla yüzleştiği anları okurken siz de kendinize ait geçmişi sorguluyorsunuz. Kimseye, hiçbir yere ait olamayan bir varoluşun, hayata tutunma çabası ve ilerleyen zamanlarda da yaşamdan kopmak istemesini, bir solukta okuyacaksınız. Zaman zaman içindeki öfkeyi dışa vuran bir kadının öyküsüne şahit olurken, dostluğun önemini Ogo ile yaşayacaksınız. Baş karakterimiz Seher’in yol hikayesini okurken geçmişe, çocukluğuna ait yaşamı sorgulayışına tanık olacaksınız. Okunması gereken bir Nermin Yıldırım kitabı. Yazar ile henüz tanışmamış olanlara mutlaka
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
6/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2025 25. kitabı
ÖNEMİ YOK-AGOTA KRİSTOF Sayfa Sayısı: 96 Macar yazarın 1956'daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden, çocukluğundan ilhamla yazdığı bu öykü kitabı tuhaf, rahatsız edici, absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap denilebilir. Kendisinin, okuduğum dördüncü kitabı olmasına rağmen, daha önce okuduklarımla kıyasladığımda, bu sefer aynı keyfi bulamadığımı üzülerek söylemek isterim. Yazarın yirmi beş öyküden oluşan kitabında bazı hikayeler, gerçekten duyguyu size çok güzel geçirirken, bazılarında ise olaylar sanki biraz havada kalmış gibiydi. Hatta size şöyle söyleyebilirim hikaye bittikten sonra acaba ne anlatmak istemiş diyerek tekrar başa dönüp okuduğum bir iki tane bile oldu. Okunması kolay kısa öykülerden oluşan kitap, beklentimin altında kaldı diyebilirim. Ne bekliyordun derseniz sanki bu sefer yazarın yazmak için yazmış olduğu kanısına vardım. Bu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yine de dilini çok sevdiğim bir yazar olduğu için külliyatını okumaya devam edeceğim. Buna rağmen yazara haksızlık yapmak istemem. Kitapta yer alan birkaç hikaye çok can yakıcı, vurucuydu diyebilirim. Ama genel olarak önceki kitaplarındaki tadı çok bulamadım. Alaycı, ironik bir dille yazılmış olan hikayeler sanki biraz zayıf kalmış gibiydi. Her şeye rağmen okumanızı öneririm, sadece yazardan ilk kitap olarak başlamanızı tavsiye etmiyorum. Belki o zaman diğer kitaplarına geçmek istemeyebilirsiniz. Ama bu yazarı herkesin tanıması gerek diye düşünüyorum. Alıntı * "Ölülerin ardından ağlayıp onların intikamını al maktan ne zaman vazgeçeceğiz? Öldürmeyi ve ağlamayı ne zaman bırakacağız? Bizler hayatta kalanlarız, korkaklarız, savaşmayı bilmeyenleriz, öldürmeyi bilmeyenleriz. Unutmak istiyoruz, yaşamak istiyoruz." (Sf.76)
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma