Selçuk Erdem' in karikatürü vardır: Mağaranın önünde bir mağara adamı. Ateş yanıyor. Etrafında karısı, çocukları. Adam dalgın bir şekilde sayıklar: "Şu hayatta her şeyim var ama gene de mutsuzum." Benimki de o hesap.
Ahmet Kaya, nasıl solcu olduğunu kiymetli romancı Ümit Kıvanç' ın çektiği Ahmet Kaya belgesinde şöyle anlatıyor:
"Bir oto tamircisinde çalışıyordum. İnsanlar beni 'Lan oğlum git şunu al.. Koş şunu getir..' gibi sözlerle işe gönderiyor, ameleymişim gibi davranıyorlardı. Çalıştığım dükkana bir gün, bir grup genç geldi. Ve bana 'Siz' diye hitap ettiler, 'Kardeşim' dediler. Hayatımda ilk defa birileri bana 'Siz' diyordu. 'Kim bunlar?' diye sordum, "Üniversitede okuyan solcu gençler' dediler. Ben de o dakika solcu olmaya karar verdim..."
"Kadınların serbestliği için harekete geçmiş akımlara karşı koymak için bir neden yoktur. Eşitlik ve özgürlük arayışlarında onları desteklemek hepimizin görevidir çünkü tüm insanlığın mutluluğu kadının kendi rolüyle barışık olduğu koşullara bağlıdır, erkeklerin kadınlarla olan ilişkisine uygun bir çözüm de ancak böyle sağlanabilir."