Onurlu Çıkış (İdeolojik Mahalleden Türkiye'ye)Levent Gültekin

·
Okunma
·
Beğeni
·
543
Gösterim
Adı:
Onurlu Çıkış
Alt başlık:
İdeolojik Mahalleden Türkiye'ye
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050947007
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Hepimiz ideolojik “mahallelerde” yaşıyoruz. Ilımlı da olsak, radikal de, belli bir çevreden çıkamıyoruz. “Öteki” kabul ettiğimiz kişilerle iletişim kuramıyoruz. Hatta sürekli çatışıyoruz.Bu ayrımlar, ayrılıklar ister istemez ayrımcılığa dönüşüyor. Ötekiyle diyalog kurmaya yeltenirsek, kendi mahallemizden olanlar şöyle diyor: “Vay! Davayı sattı! Hain! Ötekilere yaranmaya çalışıyor!..” Öteki mahalledekiler ise şöyle diyor: “Kendi mahallesinde tutunamadı, bize yanaşıyor! Kişisel çıkarı için burada! Bizden değil!..”

Sonuç: Mahalleden çıkıp Türkiye’ye geçemiyoruz. Bir bina düşünün, her odada bir grup yaşıyor. Kimse salona inmiyor. Diğerleriyle buluşmuyor. Mesele, odadan çıkıp salona inmekte. Bu, davayı satmak, kendinden vazgeçmek değildir. Türkiye’nin meselelerini hep birlikte, el ele vererek, uzlaşarak çözebileceğimizi kabul etmektir. Salona inersek, kendi mahallemizdekiler de, diğer mahalledekiler de onurumuzu kıracak sözler söylüyor, davranışlar sergiliyorlar. Peki, bu iş nasıl olacak?

Onurumuzu koruyarak kafesimizden, odamızdan, mahallemizden nasıl çıkabiliriz?

Levent Gültekin, kendi macerası üzerinden, “Onurlu Çıkış”ın mümkün olduğunu söylüyor.

Son derece samimi, zihin açıcı ve şaşırtıcı bir anlatımla okura çağrıda bulunuyor, el uzatıyor.



(Tanıtım Bülteninden)
Levent Gültekin'in katı kurallı dincilikten demokratlığa uzanan hayatından kesitleri okurken ne kadar doğru tespitler yaptığını söylemeden geçemeyeceğim. Dava için, dava uğruna geçirilen ömrün ve onca zahmetin bir sanıdan ibaret olduğunu çok geç farkettiğini anlatıyor satır satır. Gerçek Müslümanız diye geçinenlerin, nasıl haksızlıklar yaptığına şahit olan yazar bu anlayış İslam anlayışı olamaz deyip yolunu ayırıyor dava arkadaşlarından. Eşitliğin, insan haklarının ve adaletin mihenk taşları olması gerektiğini söylüyor ki öyle olmayan toplumların yok olması kaçınılmazdır. Türkiyenin ocu bucu mahalleleri değilde tek mahallede bütün görüşlere saygı duyulmasının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu vurguluyor. Zevkle okuduğum bu kitabı senenin son kitabı olarak kayda geçtim. Eşitlik ve adaletin zirve yaptığı, masum ve mağdur insanların zarar görmediği güllük gülistanlık bir yıl temennisiyle. Yeni yılımız adaletli olsun.
İyi Okumalar...
Kalbi Selamlar.
Kitap, yazarın İslamcı düşünceden nasıl çıktığını nasıl çağdaş düşünmeye başlayıp demokrat olduğunu anlatıyor. Aslında Levent Gültekin sadece İslamcıları değil bütün "ideoloji fanatikleri"ni eleştiriyor. Ülkücülerin, Atatürkçülerin, İslamcıların aşırılığını- yanlışlarını cesurca fakat hassas bir üslupla dile getiriyor. Daha doğrusunu söylemek gerekirse bizi demokrasinin ayakta tutacağını, birbirimizi ötekileştirmemizin bize hiçbir fayda katmayacağını anlatıyor.
Levent Gültekin, son yıllarda dönüşümünü takdirle takip ettiğim bir yazar. İslamcı camiada yetişmiş, İslamcı olarak büyümüş ama sonrasında bazı şeylerin yanlış olduğunu fark ederek, inancını yitirmeden demokratlığa evrilmiş bir kalem…

Onurlu Çıkış’ta kendi hayat hikayesini anlatıyor. Bunu yaparken de soruyor, sorguluyor, yanlışlarını, hatalarını, doğruya ulaşma çabasını bütün yalınlığı ile anlatıyor.

Ben onun gibi siyasal İslamcı olmadıysam da o cenahtan etkilendiğim pek çok şey oldu. Bu nedenle benzer bir süreci yaşadığımı söylemeliyim. Mesela bugün utançla andığım bir husus var, üniversite yıllarımda kadınlarla tokalaşmamam gibi sosyal tuhaflıklar… Ne kadar da kaba, nezaketsiz ve saygısız bir davranış sergiliyormuşum meğer…

Yine, laiklik konusunda aynı şeyleri düşünüyor, aynı dönüşümü yaşıyoruz mesela.
Sadece laiklik de değil, Gültekin, Atatürk’ten, dindarlık/dinciliğe; siyasal İslamcılıktan iktidar olmaya kadar pek çok konuda fikirlerini paylaşmış.

Ve sonunda onurlu çıkışını, evrensel değerler, insanlık, demokratlık ve kişisel muhasebesine vardırmış; iyi de yapmış…
Gerçekten ağzım açık bir şekilde okuyorum. Nelere inanıp neler kaybettiğimizi ayrıca ne kadar kanı bir millet olduğumuzu kusursuzca kaleme almış. Tavsiyemdir.
İdeolojinin hakim oldupu ve bu ideolojilerin insanları birbirinden ne denli uzaklaştırdığını...
Bizi bizden öte, insanlıktan öte düşman olarak tasarladığını...
Kısacası insan olmak adına ideolokik salonlardan veyahut mahallerden vazgeçip ortak salonda birleşmemiz gerektiğini...
Bu durumun bizi insan yapıp demokratlaştıracağını ve sorunlarımızın çözümleneceğini anlatan güzel kitap...
Levent Gültekin inancın ideolojiye dönüşmesi halinde ne denli büyük hatalara neden olacağını anlatmış. Hepimizin mahallerimizde yaşadığımızı ve bu mahallelerden dışarı çıkmayı göze almadıkça ötekini anlayamayacağını, tanıyamayacağını söylüyor. Kendi yaşadıkları çerçevesinde muhafazakar camianın yaşadıklarını ve iktidarla beraber yaşadıkları dönüşümü oldukça güzel anlatmış. Dönemi anlamak ve samimi bir insanın yaşadıklarına tanık olmak için okunması gereken bir kitap tavsiye olunur.
KİTAPTAN BİR BÖLÜM:

...
Sorunun dindarlarda değil,dincilikte olduğu fikri bir anda zihnime oturmuştu.Artık kesin olarak fark etmiştim ki ideolojiye dönüşen inanç bütün mensuplarını çürütmüştü. İnanç insana terbiye vermiyordu. Toplumun genelinde görülen az gelişmişlik neticesinde oluşan açgözlülük, sıra bize gelsin, biraz da biz zengin olalım anlayışını din,dindarlık tedavi edememişti. Az gelişmişlik, kültürel yoksunluk nedeni ile toplumun genelinde sorunlar vardı. Fakat dini terbiye, inanç dindar insanların bu genel çürümeden etkilenmesinin önüne geçememişti. Çünkü din bir işlev görmüyordu. “ Dindar insandır çalmaz","dindar insan haksızlık yapmaz" düşüncesi gerçekliği olmayan bir sanıdan başka bir şey değilmiş. Yani dindar oldukları için ahlaki bir terbiyeye kavuşamamışlardı. ideolojiye dönüşen inanç, inancı da yiyip bitiren bir canavar olmuştu. inanç, işlevini kaybetmişti. Dindar olduklari için ahlaka ihtiyaç duymuyorlardı.
İslam; Islamcıların Müslümanların elinde çürüyüp ufalanmıştı. Bütün Islamcılar hızla, gürül gürül çürümekteydi. İnanç insana ahlak vermiyordu. İnanç bir vaazdan, öğütten başka bir şey değildi. “İyi insan olun", "dürüst olun",”hak yemeyin", "çalmayın" gibi vaazlar vardı ama bunlar insanlara ahlak kazandırmıyordu.
Teori hiç fena değildi ama pratik sıfırdı. Geçmişte cemaatlerde gördüklerim, Islamcılarla ilgili yolsuzluk iddiaları bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu. Islamcilik adına korkunç bir şebeke kurulmuştu. Bütün bu "Selamünaleykümler, inşallahlar, maşallahlar Allah'in izniyleler..." hepsi numaradan, palavradan ibaretti.

İdeolojik Mahalleden Türkiye’ye Onurlu Çıkış- Levent Gültekin-s.163
Tavsiye üzerine okuduğum bir kitap. ilk önce yazarın imza gününe gidip 2 kitabını temin edip imzalatıp okumaya başladım. Yazarı da ilk defa orda tanıdım zaten. Onurlu Çıkış yapabilen herkese selamlar olsun. Eğer İslami bir camia da yetişiyorsanız kitapta kendinize ait bir çok şey bulacaksınızdır.
Türkiye de yaşayan her bireyin okuması gerektiği bir kitap...makalelerini de aynı zamanda bir internet sitesi olan diken den takip ediyorum kendisinin...vatandaş olmak ve yurttas olmak için önerilerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyorumm...
Insanlar değişebilir .Ama ideolojik değişim ancak bu kadar güzel anlatilabilirdi.Bu kitap yazarın vicdanını rahatlatmak amacıyla yazılmış diye düşündüm ama takdir de ettim bu onurlu çıkışı ..Tüm cikmazdakilere nasip olur umarım
Tünelin ucundaki ışığı görmüş bir yazarın kitabına verdiği bu isim hayatındaki değişime umut olmuş . Kendi hayat görüşünden sıyrılmasına yine kendi mahallesinden insanlar katkı sağlamış. Bulunduğunuz kabuğu kırabilmeniz gerçeklere eleştirel biçimde bakmanızla alakalı.. Bir başkasının hayatına kendi gözlerinizle bakmanız sadece bir ön yargı doğuruyormuş. Her kitapta olduğu gibi ; Bu kitapta da hayat var. Okunulası..
Huzurlu bir hayat sürebilmemiz,bu ülkeyi yaşanabilir kılmamız için içinde bulunduğumuz mahallerden,çemberlerden,şu ideolojik kafeslerden çıkmamız,konuşmamız ve uzlaşmamız gerekiyor. Levent gültekin bütün farklılıkları bir kenara bırakıp ülkenin daha yaşanılır bir yer olması için bir çıkış yolu öneriyor,ve yeni bir biz yaratmak için mahallerimizden çıkıp şehrin göbeğinde buluşmalıyiz.
Yazarın kendi hayatı ve siyasal çelişkileri üzerine bir kitap. fakat, kısa kısa öykülerle bulmaca çözer gibi anlatmış hikayesini, bir şeyleri saklar gibi bir hava sezdim. Samimi gelmedi bana.
Din insana ahlâk vermezmiş. Ahlâk başka, din başkaymış.
Hatta dini, inancı ahlâk zannedenlerde tam tersi bir durum ortaya çıkıyormuş. Amin Maalouf, " Bir dinleri olduğu için ahlâka ihtiyaç duymuyorlar" derken haklıymış.
Levent Gültekin
Sayfa 28 - Doğan Kitap
İnanç ideolojiye dönüştüğünde özünü, sıcaklığını, hassasiyetini bütünüyle kaydediyordu.
Levent Gültekin
Sayfa 85 - Doğan Kitap
"Fitne olmasın" diyenler, fitnenin de, dışlamanın da, küçümsemenin de başını çekiyordu.
Bir tarafta en iyi eğitimi alan çocuklar, diğer tarafta gidecek bir okul bulduğunda, hatta aynı derslikte 5_6 sınıf aynı anda ders görebileceği bir okul bulduğunda sevinen insanlar vardı. Aynı ülkenin minicik çocukları arasında bu kadar derin bir uçurum olması normal mi?
Okumadan, araştırmadan, kimin ne dediğini iyice anlamadan bir topluluk hakkında kanaat sahibi olmak, tam bir cehalet göstergesiydi.
Levent Gültekin
Sayfa 110 - Doğan Kitap
Özeleştiri, elmas gibi nadir bulunan bir maden. Üstelik kıymeti hiç bilinmiyor.
Levent Gültekin
Sayfa 93 - Doğan Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Onurlu Çıkış
Alt başlık:
İdeolojik Mahalleden Türkiye'ye
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050947007
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Hepimiz ideolojik “mahallelerde” yaşıyoruz. Ilımlı da olsak, radikal de, belli bir çevreden çıkamıyoruz. “Öteki” kabul ettiğimiz kişilerle iletişim kuramıyoruz. Hatta sürekli çatışıyoruz.Bu ayrımlar, ayrılıklar ister istemez ayrımcılığa dönüşüyor. Ötekiyle diyalog kurmaya yeltenirsek, kendi mahallemizden olanlar şöyle diyor: “Vay! Davayı sattı! Hain! Ötekilere yaranmaya çalışıyor!..” Öteki mahalledekiler ise şöyle diyor: “Kendi mahallesinde tutunamadı, bize yanaşıyor! Kişisel çıkarı için burada! Bizden değil!..”

Sonuç: Mahalleden çıkıp Türkiye’ye geçemiyoruz. Bir bina düşünün, her odada bir grup yaşıyor. Kimse salona inmiyor. Diğerleriyle buluşmuyor. Mesele, odadan çıkıp salona inmekte. Bu, davayı satmak, kendinden vazgeçmek değildir. Türkiye’nin meselelerini hep birlikte, el ele vererek, uzlaşarak çözebileceğimizi kabul etmektir. Salona inersek, kendi mahallemizdekiler de, diğer mahalledekiler de onurumuzu kıracak sözler söylüyor, davranışlar sergiliyorlar. Peki, bu iş nasıl olacak?

Onurumuzu koruyarak kafesimizden, odamızdan, mahallemizden nasıl çıkabiliriz?

Levent Gültekin, kendi macerası üzerinden, “Onurlu Çıkış”ın mümkün olduğunu söylüyor.

Son derece samimi, zihin açıcı ve şaşırtıcı bir anlatımla okura çağrıda bulunuyor, el uzatıyor.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • KelimelerKafi
  • Mizgin Güven
  • barkuz
  • Berkay Sezer Teke
  • Zeynep güler
  • Hivda
  • emine karaca
  • İrem Aydın
  • Savaş Yalçınkaya
  • Halil İbrahim Kısa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.3 (5)
9
%31.3 (5)
8
%12.5 (2)
7
%12.5 (2)
6
%6.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%6.3 (1)