Ebru Tatlı

Ebru Tatlı
@Ebruyuce91
Puan vermedi
Benim Sevgili Eşim – Samantha Downing Epsilon Yayınevi Yayınevi Galatasaray maçına hazırlanırken, aklımdan çıkmayan bu kitabın yorumunu da aradan çıkarayım dedim… çünkü bazı hikâyeler beklemez ️️️️️ Dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bir evlilik… ama perde arkasında karanlık, rahatsız edici ve akıl almaz sırlar var. On beş yıllık evli, iki çocuklu bir çift: Millicent ve eşi. Onun gerçek adını bile hiç öğrenemememiz bile hikâyeye baştan gizem katıyor. Düzenli, sıradan görünen hayatlarını “renklendirmek” için seçtikleri yol ise oldukça ürkütücü… Kaçırmalar, kaybolan kadınlar, kusursuz gibi görünen planlar… ve gittikçe kontrolden çıkan bir oyun. Benim Sevgili Eşim, başından sonuna kadar temposu düşmeyen, merak duygusunu sürekli canlı tutan bir psikolojik gerilimdi. Her bölümde “bir sayfa daha” dedirten, yer yer ters köşeleriyle şaşırtan bir okuma deneyimi sundu. Özellikle Millicent karakteri… soğukkanlılığı, kontrol takıntısı ve ürpertici zekâsıyla gerçekten akılda kalıcıydı. Ama bu hikâyede kimse tamamen masum değil. Okur olarak sürekli bir sorgulamanın içinde kalıyorsunuz. Kusursuz ilerlediğini düşündüğünüz planların bir noktada dönüp dolaşıp onları yakalaması, gerilimi daha da artırıyor. Üstelik işin içine çocukların da etkilenmesi girince, hikâye çok daha çarpıcı bir hale geliyor. Bu kitap bana sürekli şunu düşündürdü: Aşk ne kadar ileri gidebilir? Ve gerçekten bir insanı ne kadar tanıyabiliriz? Yazar Samantha Downing ile ilk tanışmamdı ve kesinlikle etkileyici buldum. Cesur, karanlık ve sürükleyici bir hikâyeydi. Benim için heyecanla okuduğum, yer yer rahatsız eden ama elden bırakamadığım bir kitap oldu. Kesinlikle okunmaya değer, listeye eklenmeli! Siz olsaydınız, her şeyin göründüğü gibi olmadığı bir evliliğin içinde kalır mıydınız? Her sayfası
1000Kitap
Benim Sevgili EşimSamantha Downing · Epsilon Yayınevi · 2024115 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir insanı güzelliği için seviyorsanız, bu sevgi değil; bir eğlencedir… Bir insanı ilginç olduğu için seviyorsanız, bu sevgi değil; bir hayranlıktır… Bir insanı zengin olduğu için seviyorsanız, bu sevgi değil; bir lüks merakıdır… Ama bir insanı hiçbir sebep yokken, yüreğinizde sıcacık hissediyorsanız… işte bu, gerçek sevgidir. ♥️ Sevmek; söz söylemek değil… Bütün zor şartlara rağmen sahip çıkmaktır. Kötü günde sarılmak, iyi günde güven vermektir…..
Duygu ve Düşünce
Puan vermedi
Üst Kattaki Kadın – Rachel Hawkins @olimposyayinlari ️️️️️ Merhaba sevgili kitap dostları… Bugün sizi okurken gerilimin iliklerinize kadar işlediği bir kitapla tanıştırmak istiyorum… Uzun zamandır beni bu kadar diken üstünde tutan bir kitap olmamıştı. Sayfalar ilerledikçe artan o gerilim ve sürekli değişen gerçeklik hissi, insanı adeta hikâyenin içine çekiyor… Üç farklı bakış açısıyla ilerleyen kurguda, özellikle Jane ve Bea’nın anlatımı sizi sürekli sorgulamaya itiyor. Kime inanmalı, kime güvenmeli… işte asıl mesele bu. Jane karakteri ilk başta sıradan ve kırılgan gibi görünse de, geçmişi ortaya çıktıkça bambaşka birine dönüşüyor. Onu anlamaya çalışırken bir yandan da mesafe koymak istiyorsunuz… Eddie ise başlı başına bir muamma. Söyledikleriyle hissettirdikleri asla birbirini tutmuyor. Ve tam her şeyi çözmeye başladığınızı düşündüğünüz anda, hikâye sizi ters köşeye yatırıyor… Bir noktadan sonra kendinize şu soruyu sorarken buluyorsunuz: Gerçekten kim kayıp, kim saklanıyor? Gotik atmosferi, tedirgin eden havası ve sürprizleriyle son sayfaya kadar elinizden bırakamayacağınız bir kitap… Ve bittiğinde tek bir gerçek kalıyor: Hiçbir şey göründüğü gibi değil… Ben okurken hem tedirgin oldum hem de elimden bırakamadım. Gerilim sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir kitap. #olimposyayınları #okudumbitti #kitaptavsiyesi #rachelhawkins #üstkattakikadın
1000Kitap
Üst Kattaki KadınRachel Hawkins · Olimpos Yayınları · 202642 okunma
Çok oldu çırpınmayı bırakalı Oluruna bıraktım hayatı, Akıp gidiyor kaderimce ... Yolunda gittiği de oluyor Tıkanıp uğraştırdığı da Bazen gülüyor yüzüme Bazen üzüyor günlerce Öyle böyle yaşıyorum yazılanları işte ... Çünkü anladım ki, Hayat kaderinde yazılanın dışında başka bir seçenek sunmuyor kimseye ....!
Şiir
Günü yaşarken insan, başına gelecekleri değil; karşısına çıkanlara nasıl bir kalple duracağını öğreniyor aslında… Ben kimsenin zayıflığını güç sanmadım. Kendime, kalbime yakışmayan hiçbir duyguyu büyütmedim içimde. İncitmemeyi bir tercih değil, bir yaşam biçimi yaptım. İyiliği ve sevgiyi, bir karşılık için değil; içimde huzur büyüsün diye seçtim. Çünkü insan, en çok kendi niyetiyle şekillenir… Sabrıyla, merhametiyle, ve o sessiz gücüyle. Ömrüm, güzel şeyleri “sonra”ya bırakacak kadar uzun değil… Bu yüzden telaş etmeden, her yeni günün içinden kendime uzanan yolu yürümeyi öğrendim. Hayat sadece yaşatmadı; öğretti de… Kırıldım, toparlandım. Hissettim, düşündüm, anladım. Bazen sustum, bazen büyüdüm. Ve gördüm ki; kalpten gelen her güzel davranış, zamanı geldiğinde mutlaka yerini bulur.
Duygu ve Düşünce