Âbu Zülce Bursevi

Âbu Zülce Bursevi
@Ebuzulce
Düne değil,Yola yürür. Kendin Bildi Hâdi bula, Nefs-i bildi Hamd'e köle. Bilme'idû Tecell-i Murad, Kul mevt-e Rahmân kâla. Hamd-ü Sena cüz-i Bildi, O'nda olan Rahim idi, Ahir Sesi Senden idir, Kul'un beytül Sesin ola.
38 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Reklam
Kaygılı insan, zayıf mıdır?
Psikolojik açıdan bakıldığında kaygı, bir zayıflık değil; zihnin geleceği öngörme ve olası riskleri hesaplama kapasitesiyle yakından ilişkilidir. Korku genellikle somut ve mevcut bir tehlikeye verilen doğal bir tepkidir. Kaygı ise henüz gerçekleşmemiş, hatta belki hiç gerçekleşmeyecek ihtimaller üzerine zihnin yaptığı bir projeksiyondur. Bu yönüyle kaygı, aslında ileriye dönük düşünme becerisinin bir yan ürünüdür. Özellikle analitik düşünebilen, sorumluluk duygusu yüksek ve sonuçları hesaplama eğiliminde olan kişilerde kaygı daha sık görülebilir. Çünkü bu insanlar, olasılıkları daha ayrıntılı değerlendirir ve riskleri daha erken fark ederler. Elbette kaygı aşırıya kaçtığında işlevselliği azaltabilir. Sürekli en kötü senaryoyu düşünmek, harekete geçmeyi zorlaştırabilir. Ancak makul düzeyde kaygı, insanı daha dikkatli, planlı ve sorumluluk sahibi kılabilir. Bu açıdan bakıldığında kaygı, cesaretin zıttı değil; çoğu zaman onun hazırlık aşamasıdır. Çünkü cesaret, korkunun ya da kaygının yokluğu değil; ona rağmen hareket edebilmektir.
1000Kitap
Said kale isimli okura yanıt verildi
Âbu Zülce Bursevi
Kaygı bir otomatik düşünce metodudur, ve her zaman negatif olur. Doğru şekilde güdülenme ile bu planlanarak, kaygıdan çıkartılıp, sebep sonuç ilişkisi ile, tecrübeler ışığında yönlendirici olarak kullanılan bu duygu, korku temelli değil, aklın planlama yapması temelli bir duygu olabilir. Korkunun temeli tehdit edilebilme olasılığı ile ortaya çıkan bir duygudur.
Rûhundan üfledin, kıldın aşka mübtelâ, Biçtiğin vakti boz deme gayrı. Azrâil’e borçlu kaldık, cânân aldı bu canı, Azalar dil oldu, söz deme gayrı… Bir parmak bal çaldık nûrun tadından, Özleriz; kabuğa öz deme gayrı. Varı da görsek, hem yok olmuşu; Yakîn değişir mi? Buna göz deme gayrı… Âşikâr olmadan sır, erdim diyemem, Gördüğüm hayâle bildim diyemem. Bir zan ise yaşam, geldim diyemem, Gönül kitabından oku; sez deme gayrı… Anasına bakar iken kızı bozuldu, Tuttuğumuz kenarın bezi bozuldu. İfsâd oldu toprak, sözü bozuldu, Gel de mezarımızı kaz deme gayrı… Bal şerbeti sunuldu, zehirle coştuk, Tiryâkî gönlümüze haz deme gayrı. Bâtına yol bulmuşken zâhire koştuk, Çıkmaz sokaktayız; çık tez deme gayrı…
Âbu Zülce Bursevi
Rûh-un üfledi de, mubtelâ kıldı aşka, Biçilen vakti boz deme gayrı, Emanet bizde kalmaz, cân ala bu can'ı, Azalar dil olan da, söz deme gayr-ı. Bir parmak bal çaldı, Nûr-u tadında, Özler de, kabuğa öz diyen gayrı, Var var olan da, söz nere düşer, Yakîn değişir mi? Buna göz deme gayrı. Aşikar ise ne vakit sır olmuş, Görülen hayal ise, o zan -ı bilmiş, Hayat tut gerek, yaşam biten de, Amelden den başka kitap olmaya gayrı. Analar kızlar bizde bozulmaz, Bozulan bez ola, niyet bozulmaz, Toprak ifsad olur da, söz bozulmaz, Şehadete mezar bul deme gayr-ı. Sekârat bilmez zehir koklayan, Tiryaki olan da, dün-ü bilmeyen, Evvel olana, Ahir-i afiyet, Çıkmayan yola, yol deme gayr-ı. Her dala eğilen, ne bilir sözü, Uzağı yakin-i, kim görür bizi, Tuzak Kur-an'da, hayr vaad eder, Kalem kurumuş, biz deme gayr-ı.
Etkinlik
Bir ilişkide yaş farkı önemli mi sizce? A) önemli B) önemli değil C) kararsızım
Âbu Zülce Bursevi
İlişki??? Anne çocuk gibi mi?
Reklam