Âbu Zülce Bursevi

Âbu Zülce Bursevi
@Ebuzulce
Düne değil,Yola yürür. Kendin Bildi Hâdi bula, Nefs-i bildi Hamd'e köle. Bilme'idû Tecell-i Murad, Kul mevt-e Rahmân kâla. Hamd-ü Sena cüz-i Bildi, O'nda olan Rahim idi, Ahir Sesi Senden idir, Kul'un beytül Sesin ola.
Niyet
Yârın'ınız, Bugün'ünüzü belirler. Bugün ise Yârın için sadece bir Niyet den ibaret dir. بيتول
Reklam
Yazan Yaşam.
Dokunmuyor kalbime okunan sözler neden? Ses ediyorum, belki deliriyorum ama neden? Bin yıl önce yazanı biliyorum bugün neden? Ne fark var arada, ikiside insan ama neden? Ruhlar aynı, bedenler aynı, ama sözler başka, Eller ,yürekler, kalemler aynı ama hisler başka, Bir fark mı? sadece bir fark, dert ve samimiyet, Yürekle değil, kalb ile yazmışlar, kan ile yazmışlar, bugün ise banknotlar için yazıyorlar. بيتول
kibir
Kibir olan ateş olur, Ateş yakar bilmez yanar, İlla sonda hüsran olur, Yanar içi görmez olur. Kibirli nin kibri, dünya'da iken kendisini sürekli bir şeyleri, kendisinden daha zayıf gördüğü için, bir yerden sonra kendisini yakacak noktaya gelirde bilmez bilemez, çünkü artık kör olmuştur, iş işten geçmiş olur.(hafazanALLAH)
Fatiha suresi 5.Ayet 2. bölüm.
اَلْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ صَلُّوا عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ صَلُّوا عَلَى طَبِيبِ قُلُوبِنَا مُحَمَّدٍ صَلُّوا عَلَى شَفِيعِ ذُنُوبِنَا مُحَمَّدٍ رَبِّ اشْرَحْ لِى صَدْرِى وَيَسِّرْ لِى اَمْرِى وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِى يَفْقَهُوا قَوْلِى سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ سُبْحَانَكَ لاَ فَهْمَ لَنَا اِلاَّ مَا فَهَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْجَوَ ادُ الْكَرِيمُ الفاتحة أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اِھْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖيمَ 12 Recep 1443 5. Ayet... Bizi dosdoğru yola ilet, (Bizi dos doğru yol üzerinde hidayet'e erdir). Bu Ayet-i Kerim'eyi de yine iki şekilde inceleyeceğiz demiştik, Hidayet'e erdiren ( El-Hadi CC), ve dosdoğru yol olarak. 11 Recep 1443 yılında hidayete ermek ve hidayete erdiren diye anlatmaya çalıştık, Bugün ikinci kısmını anlatmaya çalışacağız inşâALLAH'U RAHMAN Dos Doğru Yol... Bu yol dan kasıd, ALLAH azze ve celle'ye giden yol demektir, yani bu yol üzerine girilmesi için önce bu yolun bize hidayet edilmesi, sonrasında yol üzerinde yürür ve ona doğru ilerlerken hidayet'in daimi olması gerektiğini bildiriyor bize merhamet'in yeğane kaynağı. Kul ancak gayret'i ile bu noktaya ulaşabilir, bunu daha önce anlatmıştık, bu yola girmek üzere olan kullar, bu yolun başına sadece hidayet ile erdirilirler, sonrasında daimi hidayet ile bu yol üzerinde yürümeye devam etmesi gerekmektedir, yani daimi hidayet'e muhtaçtır. Ancak bu yol, zat'ına ait bir yol olduğundan, kimse ona giden bu yolda kendi aklı ve düşünceleri ile gidemez, kendi elleri, gözleri, yada ayakları ile seyr edemez, bu noktaya gelen kul, onun yolunda olmasından sebep, artık her
Din
Bildir bize
Senin için ne yapayım, sende olmak şahid ister, Sana giden nerden gider, akıl nerde bildir bize Bilmezini senden alan, aklı ne eder öğret bize, Yok olurmu var olmazı, kayıp değil göster bize. Her vakit sana gelen, nasıl kırar senden kalbî, Şahid arar sonra tabii, yapan eden kendi sanki, Yolu arar sanki gider, Tevbe vaktin bildir bize, Veren eli senden bilen, daim sesin okut kelam, Ebed olsa kime kanar, yalan olan bildir bize, Sana gelen bitti sanar, esas hesap kendi olan, Derde derman bilmezini, derdi olan bildir bize, Hamd'i şükür'ü senden alan, seni razı ettir bize. بيتول
Reklam