Âbu Zülce Bursevi

Âbu Zülce Bursevi
@Ebuzulce
Düne değil,Yola yürür. Kendin Bildi Hâdi bula, Nefs-i bildi Hamd'e köle. Bilme'idû Tecell-i Murad, Kul mevt-e Rahmân kâla. Hamd-ü Sena cüz-i Bildi, O'nda olan Rahim idi, Ahir Sesi Senden idir, Kul'un beytül Sesin ola.
nasıl buluruz.
Hak olan hak göre, hayr-ı şer-i kime ola, Batıl olan kimi bile, şer den emin kul'a ola, Batıl olan sırtın döne, hakikate eren murad ola, Hak olur onda olan, ebed olan cemal görür. بايتول
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fatiha 4.ayet 1.bölüm
اَلْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ صَلُّوا عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ صَلُّوا عَلَى طَبِيبِ قُلُوبِنَا مُحَمَّدٍ صَلُّوا عَلَى شَفِيعِ ذُنُوبِنَا مُحَمَّدٍ رَبِّ اشْرَحْ لِى صَدْرِى وَيَسِّرْ لِى اَمْرِى وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِى يَفْقَهُوا قَوْلِى سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ سُبْحَانَكَ لاَ فَهْمَ لَنَا اِلاَّ مَا فَهَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْجَوَ ادُ الْكَرِيمُ الفاتحة أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعٖينُ 7 Recep 1443 4. Ayet... Yanlız sana ibadet ederiz, ve yanlız senden yardım dileriz. Bu Ayet'i de iki başlık altında toplamamız gerekiyor birincisi "yanlız sana ibadet ederiz" bu kısmını, ilk bölümde anlatmaya çalışacağız, ancak bunu da, iki bölüme ayırmak gerekiyor, bu bölümde "yanlız sana" bölümünü ifade etmeye çalışacağız, inşâALLAH'U RAHMAN. İbadet kavramını anlaya bilmek için öncelikle, ibadet edilenin tek ve yegane olan, ibadete layık görülen bir mağbut olması gerekir. Çünkü ibadet belirli zamanlar da, düzenli olarak yapılan ritüellerin, düzenli ve sıralı olarak, toplu veya bireysel olarak yapılmasına da denilebilir. Böyle olunca, insanlık tarihini inceleyerek, bu kavramı izlediğimiz de, tarih boyunca onlarca mağbut ve sahte inanışların yaşandığını, ve bunların bize nasıl ve ne şekilde yanlışlıklara düştüğünü ap açık bir şekilde kitab bize öğretiyor. Bir çok inanış vardı tarih öncesinde, putperestlik, yıldızperestlik, çoklu tanrı inanışları gibi, onlarca batıl davalar oldu, tüm bunların yıkılmaya mahkum olduğunu da, her zaman bildi insanlık, kendi tarihi boyunca, bir nev-i bilerek ve isteyerek batılı seçti, çünkü hak
Din
kayıp yok.
Kaybeden arar... Arasa bulur mu? Kayıp olur mu? Kayıp mı? Alındı mı? Alınan dan şikayet olur mu? Yenisi gelende derman olur mu? Eski olanda hayr olur mu? Kıymet bilen de kayıp olur mu? Şimdi... Aramak mı? şükür mü? Arayan bulamaz ama bulanlar arayanlar dır demiş dedem, ecdadımız... Arayacağın belli, sen kaybolan nefs-in peşine değil, bulacağının peşinde, şükr-ü'n peşine koşmalısın.
göz yaşım.
Esaret mi? Kölelik mi? Haydi bir hakkın var söyle... Hürriyeti sorma bana geçti, gelirmi geri? ADAM gerekir seçmek için Hakikati.
delil isteyene delil.
Karanlık ondan olursa, nur olur geceye ve zamana, Ama o hep aydınlık verir insana ve yaratılmış olana, Güneşin saklanması karanlık degil, sırtını dönmen hakikatine, Teslim olan bilir ancak hakiki, nur-lu ilah-i'sini O vakit bildirir, bilmeyen bilene Furkan kırk beş'ini.