"İyi misin?" diye sordu Mae.
"İyiyim."
"Ama ağlıyorsun."
"Ağlıyor muyum?"
Elimdeki resmi nazikçe aldı. "Onu çok özlemiş olmalısın. "
Belki benim içimde de nir depo dolusu mutsuzluk vardı.
Mae yanıma gelip kollarını bana sardı,
"Ağlamak iyi gelir, " dedi. Sesi hemşire gibiydi. "Bunun manevi güçle ilgisi yok. Annen yok. Bu yüzden ağlamak kötü bir şey değil. "
Böylece ağladım. Ben ağlarken de Mae bana sıkıca sarıldı.