Ece Tekinler

Ece Tekinler
@EceTektek
sadece buradan geçiyorum
Lisans
Bursa, 31 Aralık 2000
13 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Büyük balık küçük balığı yiyor ama dünya dönmeye dönmeye devam ediyor.
Reklam
Uyku
Uyku artık şifa veren, yaşamsal güçleri geri getiren bir banyo değil, bir unutuş, yok oluşa her gece hafifçe bir dokunuş gibi.
temizlenme ayini
Ona bakarken ilk seferinde ne hissettiğini merak ediyorum: Kerpetenleri sıkmak, vidaları sıkıştırmak ya da yaptıkları her neyse onları yapmak için bir çırak olarak davet edildiğinde o anda yasaklanmış bir sahaya girdiğini bilerek titremiş miydi acaba? Kapalı kapıların ardında yaptığı, geri dönüp diğer insanlarla aynı masaya oturmasını sağlayan özel bir temizlenme ayini olup olmadığını da merak ettiğimi fark ediyorum. Ellerini çok mu özenle yıkıyor ya da giysilerini tamamen mi değiştiriyor; yoksa Büro ahlak ve ahlaksızlık arasında rahatça gidip gelebilen yeni adamlar mı yarattı?
Birinin size doğruyu söyleyip söylemediğini nereden anlıyorsunuz ?
Albay Joll’u boş bir zamanında tekrar gördüğümde lafı işkenceye getiriyorum. “Ya mahkûmunuz doğruyu söylüyorsa,” diyorum, “ve yine de kendisine inanılmadığını görüyorsa ? Bu korkunç bir durum değil mi ? Hayal edin: Teslim olmaya hazırsınız, artık teslim edecek bir şeyiniz kalmamış, ezilmişsiniz, yine de daha fazlasını vermeye zorlanıyorsunuz! Sorgulayan için de ne büyük bir sorumluluk bu! Birinin size doğruyu söyleyip söylemediğini nereden anlıyorsunuz?” “Ses tonundan,” diyor Joll. “Doğruyu söyleyen bir adamın sesinin belli bir tonu vardır. Eğitimimiz ve deneyimlerimiz bize bu tonu tanımayı öğretir.” “Gerçeğin tonu! Bu tonu gündelik yaşamda da yakalayabiliyor musunuz? Benim gerçeği söyleyip söylemediğimi anlayabiliyor musunuz?” Bu en yakınlaştığımız an ve o, bunu elini hafifçe sallayarak uzaklaştırıyor. “Hayır, beni yanlış anladınız. Ben şimdi yalnızca özel bir durumdan bahsediyorum, gerçeği aradığım ve bunun için baskı yapmak zorunda olduğum bir durumdan. Anlıyorsunuz ya, önce yalanlar işitirim -böyle olur-, önce yalanlar, sonra baskı, sonra daha çok yalan, sonra daha çok baskı, sonra kırılma noktası, sonra daha çok baskı, sonra gerçek. Gerçeği böyle elde edersiniz.” Acı gerçektir; diğer her şeyden şüphelenilebilir. …