Şimdi doğadan tümüyle kopmamış, kavrulan yeryüzüyle birlikte bunalan tek bir insanla olsun karşılaşmıştım
ve aramızdaki kardeşçe bağı bilmesini istedim. Ona şöyle bağırabilirdim: "Varlığımı hisset ne olur! Ben de senin gibi tetikteyim, ben de acı içindeyim! Hisset beni! Varlığımı hisset! "
Sayfa 67 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bütün bu insanların hepsine elimde olmadan tek tek baktım ve öyle huzur içinde oturduklarını, ben yanıp tutuşurken onların rahatça yiyip içtiklerini görünce hepsinden nefret ettim. Yeryüzünün çektiği azaba, kavrulan toprağın bağrındaki sessiz çırpınışa kayıtsız kalarak bu kadar doygun ve güvenli oturuşları karşısında bir tür kıskançlığa kapıldım. Acaba içlerinde halden anlayan biri var mı diye hepsini bakışlarımla yokladım, fakat herkes
kaygısız ve umursamaz görünüyordu. Burada sadece huzur
içinde soluk alan rahat insanlar vardı, dinç, duyarsız, sağlıklı insanlar; tek hastalıklı olan, yeryüzünün ateşini tek hisseden bir bendim.
Sayfa 67 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu