Thomas Carlyle "Kahramalar ve Tarihte Kahramanlıklar" adlı eserine kahramanlar kültünü ve kültürünü yüceltiyor. Carlyle, "Halk yerde yatan ve çürüyen bir saman gibidir. Büyük adamlar, yani kahramanlar, gökten düşen samanı tutuşturarak halkı canlandıran ve harekete geçiren bir yıldırım gibidir." diye yazmıştır. Tolstoy ise farklı bir tablo çiziyor ve şöyle bir örnek veriyor: "Düşünün ki denizde büyük bir gemi hareket diyor ve geminin önünden sular bir şerit halinde kaçıyor. Bu su şeridinin veya akıntısının gemiyi hareket ettirdiğini, sürüklediğini kim iddia edebilir? Herkes geminin suları yararak bu akıntıyı yaptığını, kendi önünde kovaladığını bilir. Asıl güç gemiden gelmektedir; akan sular da bu hareketin sonucudur."
Aslında her iki görüş birbirlerine zıt değil; birbirlerini tamamlamaktadır. "Ya Carlyle'ı ya da Tolstoy'u tercih ederim demek yerine "Carlyle ve Tolstoy" denilmesi daha doğrudur. Bunlar paranın iki yüzü gibidir ve her yüz, o paranın ve gerçeğin birer yarısıdır. Kahraman ve halk da böyledir. Biri olmadan diğeri olmaz. Kahraman halkı heyecanlandırır, alevlendirir ve onu milletinden aldığı ateş ve heyecanla yakar.