Paylaşmanın güzelliğinden dem vuranlar, onu bir mecburiyet değil, erdem olarak yaşayanlardı. Bollukta paylaşmak iyiydi güzeldi, ama yoklukta paylaşmak zorunda olmak, hiç de insanları yakınlaştıran, bağlarını güçlendiren bir şey değildi.
Doppler ile yazarın diline ve mizahını çok sevmiştim, bu kitapta da yoğun konuları yormadan, eğlenceli bir şekilde işliyor. Varoluşsal sıkıntılar içindeki bir gencin zaman, uzay, yaşam hakkındaki düşüncelerini birinci ağızdan okuyoruz. Özellikle listeleme yapmayı sevenlerin çok hoşuna gideceği akıcı bir kitap.