"Üç yıldız, dedi zihni. Üç yıldız gördüğün gün onu bulacaksın, Timur. Öyle derin bir gecedeydi ki tek bir yıldıza dahi umutla baktı. Gül dikeniyle vardı, gece yıldızı, sevda ise âşığıyla tamamdı. Umut küçük bir tohumdan filizlenirken güneş, karanlığın en zifiri olduğu anda doğardı. Timur ömründe ilk defa küçük bir umuda var gücüyle tutundu. Yüzünü kâğıda yaslayıp özlemini kelimelere saklamayı denedi. Onun ellerini yine yüzünde hissetmek, kokusuna ulaşmak istedi. Yapamadı.
Yandı, yaktı, kül oldu ama küçük bir kıvılcımdan yeniden doğdu. Timur, elleri kanla doğan, adında ölüm olandı. Timur, yüreği acıyla doğan, adında intikam olandı. Hepsi yandı, kül oldu. Küçük bir kıvılcımdan yeniden doğduğunda geriye sadece tek bir kişi kaldı.
Timur, elleri umutla doğan, adında sevda olan.
Timur...
Ya kana bulayacak ya da sevdaya hükmedecek olan"