Gayle Forman

Gayle Forman

Yazar
7.5/10
352 Kişi
·
968
Okunma
·
53
Beğeni
·
3.813
Gösterim
Adı:
Gayle Forman
Unvan:
Amerikalı Gazeteci, Yazar
Doğum:
Los Angeles, 5 Haziran 1970
Gayle Forman, Sadece Bir gün, Sadece bir yıl, Sen gittiğinde gibi bir çok kitabın ödüllü yazarıdır. Önce Gazetecilik ile kariyerine başladığını belirten yazar, Seventeen dergisinde çalışmaktaydı.
Seyahat etmeyi çok sevdiğini bildiren yazar, bugüne kadar 64 ülkeye gittiğini dile getirmiştir. Seyahatinde en beğendiği ülkenin, Hindistan olduğunu, en az beğendiğinin ise özür dileyerek Tonga olduğunu ifade etmiştir.
''Biliyorum birilerinden nefret etmem gerekiyordu ve hayatta en çok sevdiğim kişi sen olduğun için kabak senin başına patladı. ''
'Sence insanlar iyi bir insan olarak doğup sonradan ırkçılık gibi hasta bir fikre saplanarak mı kötü oldular, yoksa zaten doğuştan kötü olup sadece iyi olabilmek için fazlasıyla çaba mı harcadılar?'
''Ama şimdi boş bir odada yalnızım,
Tertemiz geleceğe dönüştü yazgım. ''
"- Yazar olmak isteyenlere tavsiyeniz var mı?
- Yazın. Yazın. Ve biraz daha yazın. Ve okuyun. Siz farkında olmasanız da okuduğunuz her şeyi içinize alırsınız. Bence ne kadar çok yazarsanız ve size ilham veren ne kadar çok hayat görürseniz o kadar iyi hale gelirsiniz. Yayınevleri konusunda endişelenmeyin. Yazmaktan keyif almaktan, denemekten, onunla oynamaktan endişelenin. Gazetecilik hocam şöyle derdi: Gerçek yazar, yazan kişidir."
"Korkma kadınlar en şiddetli acıları bile kaldırabilecek güçtedirler bir gün bunu anlayacaksın."
"... Aslında bir şekilde yanımdaydılar, beni hiç yalnız bırakmadılar. Ama işte böyle oluyor, değil mi? Kaybımızdan sonra bu şekilde hayata tutunmaya çalışıyoruz. Çünkü sevgi, ona tutunduğunuz sürece asla ölmez, sizi terk etmez ve bitmez. Sevgi sizi ölümsüz kılar."
"Benden nefret ettiğini söylemiştin."
"Biliyorum. Birilerinden nefret etmem gerekiyordu ve hayatta en çok sevdiğim kişi sen olduğun için kabak senin başına patladı."
Gayle Forman
Sayfa 236 - Pegasus Yayınları
"Kız arkadaş kelimesini çok aptalca bulduğunu söylemişti. 'Onu bu şekilde çağırmaya tahammül edemiyordum. O yüzden onunla doğrudan evlendik, böylece ona karım dedim. '"
Fazlasıyla dokunaklı, içinizi ısıtacak, samimi ve hüzünlü bir roman... Hüzünlü olmasına rağmen huzur veren ve okuduğunuz ilk satırdan itibaren sizi etkisi altına alan bir anlatımı var. Kelimeleri sade ve süsten uzak ama içten. Aile kavramının sadece kan bağıyla olmadığını tekrardan hatırlatıyor ve gerçek dostluğun hayatınızda nasıl bir etki yaratabilceğini güzel bir şekilde gösteriyor yazar. Eğer Yaşarsam'ı okuduktan sonra isminin neden böyle olduğunu ve hikayenin ardındaki hikayeyi anlamış oluyorsunuz. Kitap bittiğinde geriye size hissettirdiği duygular ve kendinizi sorgulama isteği kalıyor. Etrafınızda sevdiğiniz insanların her zaman yanınızda olamayacağını ve bu yüzden henüz vakit varken, pişman olmamak için bu fırsatı güzel değerlendirmemizle ilgili bir sorgulama. Okumanızı isterim. Size kesinlikle birşeyler kazandıracaktır.
Bir genç kızın yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide verdiği mücadelenin acıklı hikayesi..Düşündüren ve aynı zamanda insanın içine dokunan güzel bir roman.
Bu kitabı çok duygusal sanıyordum, okurken pek de öyle olmadığını gördüm. Yine de dokunaklı bölümler vardı tabi. Kitabın dilini basit buldum, açıkcası kitap biraz hayal kırılığı oldu benim için. Ben çok daha başka hayal etmiştim.
Mia sevdiğim bir karakter oldu, ikinci kitapta Mia'yı neler bekliyor merak ediyorum. Umarım Eğer yaşarsam da yaşadığım hayal kırıklığını onda yaşamam.
Kitap kötüydü demiyorum, aksine güzeldi. Fakat ben çok çok başka hayal ettiğim için bana basit geldi.
Şimdi kimse gücenmesin kızmasın ama ben bu kitaba biraz giydiricem! Bu kadar şişirilip abartılmış kitapları okumam normalde ama ev taşırken kolay okunabilsin diye başladım. Olay duygusaldı evet, ama bir geçmiş bir şimdiki andan bahsetmesi sizi olaydan koparıyor, hele ki işler en kötüye gittiğinde bir anda saçma sapan eski mangal günlerine dönmesi cinnet geçirtti. Kitap bitmedi yahu. Okumaktan soğuttu. 2. Kitabı da yanımda ama hiç içimden gelmiyor. Pohpoh kitaplar ölsün artık!
Kitabın daha iyi olmasını beklemiştim ama bana o kadar da iyi gelmedi. Sonları kitabın geneline göre daha iyiydi tabii. Fakat maalesef kitap elimde süründü.
Mia ve Adam'ın aşkıyla tanıştığım beni alıp sürükleyen bir kitap. Okuyalı uzun zaman oldu fakat bu gün 2. kitabı ellerimde. O geçen uzun zamandan sonra yine aynı şefkati bekliyorum. 3. kitabının da çıktığını duyunca seriyi hızlandırmaya karar verdim. Kitap mia'nın uyanmasıyla son bulduğunda benim de kitap hakkında hayallerim son bulmuştu fakat sen gittiğinde ile yeniden canlandı.
Umarım beni hayal kırıklığına uğratmaz =)
Hassas bir konu, etkileyici.Yazarın kalemi sürükleyici, kitabın kapağını kapattığımda "Aman Allah'ım!" deyip etkisinden çıkamadığım doğrudur ama üzerinden biraz zaman geçince kitaptaki asıl etkileyici unsurun konusu olduğunu görüyorum.

Yazar ne tasvirlerin üzerinde çok durmuş ne de kişilik analizlerinin.Kitabın orta sonlarına doğru ana karakterin delirmeye başladığını düşünmüştüm ve ben de delirecektim az daha.Bu yazarın başarısıdır kesinlikle, bana Cody'nin hislerini ucundan da olsa yansıttı.Ancak Cody dışında üzerinde durulan karakter yoktu, ne demek istediğim umarım anlaşılmıştır.

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı ve okuduğuma değdi.
Bu kitap çok farklıydı. Hemen bitti.

Konusu o kadar gerçekçi ki... Hayatları gayet güzel olan bir aile trafik kazası geçiriyor. Ansızın Mia sevdiklerini kaybediyor.

Çok fazla ağlattı. Çok fazla...

Adam mükemmel bir karakterdi. O son sahne neydi yahu?! Adam'ın açtığı şarkıyı bende açtım. Satırları okurken çok fazla ağladım. Teddy'i, annesini, babasını kaybetmesi... Gördüğü anılar.

Eğer kitaptaki gibiyse yani ölümün döşeğindeki insanların ruhları onlar pes edene kadar dolaşıyor ve etrafı gözlemliyorsa, şunu öğrendim: Moral çok önemli. İnsanların yanına gidip fazladan bir cümle bile onların duygularını etkiliyor.

Filmin fragmanını izlediğimden dolayı olacak her şeyi biliyordum. Filmini de en yakın zamanda izleyeceğim.

Kitabın gerçek kahramanlardan alınması diğer ağlatan cümlelerdendi.

Ya o kadar güzeldi ki, yorum yapamıyorum. Her şeyiyle, her sahnesiyle, her duygusuyla büyüledi.

OKUYUN,OKUYUN,OKUYUN...
Sen Gittiğinde

Eğer Yaşarsam benim çok sevdiğim, filmine bayıldığım bir kitap olmuştu. Sen Gittiğinde de ise kazadan 3 yıl sonrasına gidiyoruz ve Adam'ın bakış açısıyla okuyoruz. Merak etmeyin, ilk kitaptaki gibi yine geçmişten kesitler vardı.

Bu kitap diğerine göre daha yavaştı. Sayfa; 120'den sonra kitap benim için çok hızlandı. Ama öncesi ise felaketti.

Kitapta en sevdiğim şey; Adam'ın cümlelerinin kırgınlık dolu olmasıydı. Duygu çok güzel yansıtılmıştı. Ve keşke Shooting Star gerçek bir grup olsaydı.

Mia'yı ilk başta yargılarken sonradan empati kurdum. Kazada tüm sevdiklerini kaybediyorsun. Herkes üstüne titriyor. Fazla şefkat insanı üzer.

Kitabın sonunu çok sevdim. Alınan karar çok tatlı ve mantıklıydı...

Kitap hakkında diyebileceğim çok fazla şey yok. Tavsiye ederim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Gayle Forman
Unvan:
Amerikalı Gazeteci, Yazar
Doğum:
Los Angeles, 5 Haziran 1970
Gayle Forman, Sadece Bir gün, Sadece bir yıl, Sen gittiğinde gibi bir çok kitabın ödüllü yazarıdır. Önce Gazetecilik ile kariyerine başladığını belirten yazar, Seventeen dergisinde çalışmaktaydı.
Seyahat etmeyi çok sevdiğini bildiren yazar, bugüne kadar 64 ülkeye gittiğini dile getirmiştir. Seyahatinde en beğendiği ülkenin, Hindistan olduğunu, en az beğendiğinin ise özür dileyerek Tonga olduğunu ifade etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 53 okur beğendi.
  • 968 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 388 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları