...Anlattıklarımda beni fazlasıyla sarsan ve dehşete düşüren tek şey, genç, pırıl pırıl, doğası gereği sorumsuz bir insanda bu acınası bağımlılığın saçma bir tutku halini almış olmasıydı.
...Bunun içinde merak vardı, ama özellikle insanı dehşet içinde bırakan bir korku da vardı, daha doğrusu ilk andan başlayarak gözle görülmeyen, belli belirsiz hissetmiş olduğum korkunç bir şeye karşı duyulan bir korkuydu bu. Ama böyle hisleri insan analiz edemiyor, bölümlere ayıramıyor, özellikle çok zorlayıcı, çok hızlı, çok anlık bir şekilde arka arkaya geliştikleri için,
İçimde duygularımı harekete geçiren şeyler azaldıkça, yaşam çarkının en hızlı döndüğü yerlere gitme ihtiyacı duyuyordum: Macera yaşamamış biri için başkalarının acı veren huzursuzluğu, tiyatro oyunu ya da müzik gibi heyecan veren bir deneyimdir.