Hayatın bütün bu çok zor ve yanıtsız sorularına verdiği ortak yanıtın dışında bir yanıt yoktu. Bu yanıt şuydu: Günün gerektirdiği şekilde yaşamak, yani unutmak. Uyuyarak unutmak artık olanaksızdı...
Adı sanı bilinmeyen toplulukların, makul düşüncelerini haykırdıkları bir dönemdeyiz. Onlara liderlik edenler de laf kalabalığı yapıp oradan oraya koşuşturuyor.