Ece Tecimer

Ece Tecimer
@Ecetecimer
Lisans
Eskişehir
575 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı

Ece Tecimer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·52 syf.··
2026 75. kitabı
Eren Gürleyük
8.9/10 · 16 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·352 syf.··
2026 74. kitabı
Bugün sizlere fantastik bir kitapla geldim. @aslicorbacii ’ın kaleminden çıkan “21. Koment”, fantastik dünyanın kapılarını oldukça naif ama bir o kadar da derin bir yerden aralayan, okuru yavaş yavaş içine çeken özel bir eser. Kitabı elinize aldığınızda sizi karşılayan o mistik hava, sayfaları çevirdikçe Anna’nın iç dünyasıyla birleşerek çok daha katmanlı bir hal alıyor. Hikayenin merkezindeki Anna, edebiyata ve kitaplara tutkun, piyanonun tuşlarında teselli bulan, aslında çoğumuzun içindeki o “anlaşılmayı bekleyen” ruhu temsil ediyor. Onun sıradan görünen hayatı; Colin, Eden ve Jane gibi gizemli ve olgun karakterlerin okula gelişiyle bambaşka bir boyuta evriliyor. Özellikle Eden ile aralarındaki o çekim, sadece bir gençlik aşkı değil, aynı zamanda kimlik ve aidiyet sorgulamalarıyla örülü bir bağ gibi hissettiriyor. Yazarın dili o kadar sakin ve kendinden emin ki, fantastik unsurları göze sokmak yerine olayların doğal akışına yedirmeyi tercih etmiş. Bu da anlatımı diğer urgulardan ayırıp, bir arkadaşınızla dertleşiyormuşsunuz samimiyetine taşıyor. Serinin bu ilk adımında, “Koment” kelimesinin ardındaki sırrı ve Puşkin’in son düellosuyla kurulan o ince metaforu keşfetmek gerçekten heyecan verici. Başlarda olaylar biraz ağır ilerliyor gibi görünse de, yazar aslında büyük bir evrenin temellerini atıyor. Fantastik öğelerin dozu tam kararında; ne gerçeklikten tamamen koparıyor ne de sıradan bir hayatın içinde bırakıyor. Karakterlerin arasındaki psikolojik derinlik ve felsefi altyapı, kitabı sadece bir kurgu olmaktan çıkarıp üzerine düşünülecek bir yolculuğa dönüştürüyor. Eğer hem fantastik bir dünyanın gizemini solumak hem de duygusal yoğunluğu yüksek, edebi tadı olan bir hikayeye ortak olmak isterseniz 21. Koment kesinlikle iyi bir başlangıç. Son sayfayı kapattığınızda,
21. KomentAslı Çorbacı Özkan · Satürn Yayınları · 202511 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 73. kitabı
Bugün sizlere Zülfü Livaneli’nin o meşhur Mutluluk romanı ile geldim ve bende bıraktığı o karmaşık tadı sizinle paylaşmak istedim. Kitap su gibi akıp gidiyor, dili o kadar duru ki sayfaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Hikayenin merkezindeki Meryem’in o saf ve bozulmamış masumiyeti direkt kalbime dokundu; sanki onun yaşadığı o ağır dramın içinde tek tutunacak dal o saflığıymış gibi hissettim. Öte yandan Cemal’in omuzlarındaki o korkunç töre yükü ve yaşadığı içsel parçalanmalar gerçekten üzücüydü. Dürüst olmam gerekirse, Profesör İrfan karakterine pek ısınamadım. Meryem ve Cemal hayatın en çıplak, en sert ve “can derdi” diyebileceğimiz gerçekliğiyle boğuşurken, profesörün varoluşsal sancıları ve o seçkin bunalımları onların trajedisinin yanında bana biraz hafif kaldı, hikayeye tam oturtamadım o derinliği. Ama Livaneli’nin ustalığı burada devreye giriyor; bu zıt karakterleri bir teknede buluşturup “insan insanın zehrini alır” sözünü bize iliklerimize kadar hissettiriyor. Kitabın sonu ise beni en çok yakalayan yer oldu. O kadar sancılı bir yolculuğun ardından gelen o final, içimde çok güzel ve umut dolu bir yerlere dokundu. Genel olarak çok sevdiğim, bittiğinde de iyi ki okumuşum dediğim bir eser oldu. Toplumsal meselelerin bireysel hikayelerle harmanlandığı, akıcı bu romanı bana tavsiye eden arkadaşım @smtozdmr26 ‘e çok teşekkür ederim. İyilikle ve kitapla kalın.
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 72. kitabı
Bugün sizlere özel bir şiir kitabıyla geldim. @sidikacalarslan.fotografiyazan ’ın kaleme aldığı “Güneşin Işığı Kalemime Dokundu”, sadece bir şiir kitabı olmanın ötesinde, okurunu derin bir içsel yolculuğa ve toplumsal bir hassasiyete davet eden çok katmanlı bir eser. Şair, kelimeleri birer anahtar gibi kullanarak hayatın gizli kalmış kapılarını aralarken, kullandığı sade ama bir o kadar da vurucu dil sayesinde okuyucuyla arasında çok samimi bir bağ kurmayı başarıyor. Kitapta anahtar ve kapı metaforları üzerinden şekillenen kendini arayış süreci, maneviyatla harmanlanarak okuru yormadan düşündüren, dingin bir atmosfer sunuyor. Eserin duygusal derinliğini artıran en önemli unsurlardan biri, çocukluk temasına yüklenen anlamlardır. Çocukluk burada yalnızca geçip gitmiş bir zaman dilimi değil; insanın her daim koruması gereken saflığı ve özü olarak tasvir ediliyor. “Gölge ve Çocuk” gibi şiirlerde karşımıza çıkan hüzün ve masumiyet, her yaştan okurun kendi içindeki çocuğa dokunmasını sağlıyor. Bununla birlikte şair; Anadolu’nun köklü kültürü, vatan sevgisi ve aile bağları gibi değerleri de büyük bir ustalıkla dizelerine taşıyor. Özellikle babaya duyulan özlem ve merhametin işlendiği bölümler, kitabın en etkileyici durakları arasında yer alıyor. Görsellerle desteklenen zengin anlatımıyla hem göze hem de kalbe hitap eden bu çalışma, doğanın şefkatini, aşkın en duru halini ve insanın öze dönüş çabasını bir araya getiriyor. Süslü ve karmaşık ifadelerden kaçınıp yürekten gelen bir sesle yazılmış olması, okuma zevkini daha da arttırıyor. Yazarımızın emeğine, yüreğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Güneşin Işığı Kalemime DokunduSıdıka Çal Arslan · Herdem Kitap · 20257 okunma