Bugün sizlere kelimelerle adeta duygusal dans eden bir şiir kitabı ile geldim. @ozguneserr ’in yazdığı “Sessizliğin Kıyısında”. Duygular bu kadar mı güzel anlatılır, kelimeler insanın içindeki duyguları böylesi güzel nasıl yansıtır? Tek kelimeyle içindeki satırlara kalbimi bıraktığım bir kitap oldu.
Yaklaşık 53 sayfalık ince bir hacme sahip olsa da, her dizesiyle devleşen bir derinlik sunuyor. Şiirlerin o kısa ama sarsıcı yapısı, modern lirik anlatımla birleşince sayfalar arasında kaybolmamak imkansız hale gelmiş. Yazar, sadece kelimeleri yan yana dizmemiş; adeta ruhumuzun görünmez aynalarına dokunmuş.
Kitabı okurken şunu hissettim: Sessizlik, aslında en büyük haykırışmış. Özgün Eşer, o kıyıda durup denizi değil, insanın kendi içindeki fırtınaları ve dinginliği anlatıyor. Bir oturuşta biten ama etkisi günlerce süren bu mısralar, özellikle sakin bir akşamda, bir kahve eşliğinde okunmayı hak ediyor.
İncecik bir kitap ama içindeki her mısra, insanın en kuytu köşelerine sızmayı başarıyor. Modern hayatın gürültüsünden yorulduğum bir anda bana çok iyi geldi. Yazarımızın yüreğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Bugün sizlere keyifli bir şiir kitabı ile geldim. @ezel_oztrk_ ün yazdığı “Kuğu Gölgesi” daha ilk sayfalardan itibaren okuru yoğun bir iç dünyaya davet ediyor.
Şiirlerde en çok dikkatimi çeken şey; içe dönüş, kırılganlık ve varoluşsal bir sorgulama hissinin öne çıkması oldu. Anlatım yer yer sertleşirken yer yer daha dingin ve içe kapanık bir tona bürünüyor. Bu geçişler bana metnin duygusal dalgalanmasını oldukça gerçek hissettirdi.
Ben okurken bazı şiirlerde güçlü bir iç ses yakaladım, bazı şiirlerde ise daha çok hissin içinde kalmayı tercih ettim.
Kısacası Kuğu Gölgesi, kısa sürede bitse de duygusu kolay dağılan bir kitap değil; sindirerek okunması gereken, daha çok hisle ilerleyen bir şiir kitabı oldu benim için. İyilikle ve kitapla kalın.
Kuğu GölgesiEzel Öztürk · İkinci Adam Yayınları · 20266 okunma