Ece Tecimer

Ece Tecimer
@Ecetecimer
Lisans
Eskişehir
572 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·120 syf.··
2026 88. kitabı
Bugün sizlere duygusal bir kitapla geldim. @serhatsungur_official ’un yazdığı “Otuz Saklı Kadın”, Marmaris’in serin maviliğinden Urfa’nın kavurucu sarısına uzanan, sadece coğrafi değil, aynı zamanda ruhsal bir yolculuğun hikayesi. Roman, genç bir öğretmen olan Defne’nin gözünden, her taşına bir sırrın, her kerpicine bir hıçkırığın sindiği kadim bir hafıza odasını aralıyor. Fırat’ın sularında kaybolmuş bir çığlığı yankılatan bu eser, tozlu raflar arasına gizlenmiş sarsıcı bir gerçekle okuru yüzleştiriyor. Kitapta anlatılanlar sadece bir köyün hikayesi değil; imkansızlıklar içinde filizlenmeye çalışan hayatlar ve geçmişin gölgesini aynı kaderde paylaşan kadınların sessiz ama vakur duruşu. Farklı dillerin ve kültürlerin harmanlandığı bu topraklarda, kadınların ortak bir yasla birbirine bağlanması, kitabın insani dokusunu her sayfada daha da derinleştiriyor. Serhat Sungur, bağırmadan hesaplaşan, lirik ama bir o kadar da etkileyici diliyle bizi hayatın içindeki boşluklarla buluşturuyor. “Bazı gerçekler anlatılmaz; gözyaşının diliyle yaşanır” diyerek, suskunluğun içindeki derin anlamı yeniden tanımlıyor. Otuz kadın, otuz yaşam ve otuz sır üzerinden ilerleyen kurgu, barındırdığı duygu yoğunluğu ile okuyucularının ruhunda izler bırakacak türden. Eğer siz de bu tarz hikayeleri seviyorsanız bu kitap sessizliğin içindeki o en insani tınıyı duymanızı sağlayacak. İyilikle ve kitapla kalın.
Otuz Saklı KadınSerhat Sungur · Klaros Yayınları · 20262 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ece Tecimer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
2026 88. kitabı
Serhat Sungur
9/10 · 2 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 87. kitabı
Bugün sizlere duygu yoğunluğu yüksek bir kitapla geldim. @caglar_bingol ’ün kaleminden çıkan “Hasret”, okuru ilk sayfasından itibaren derin bir kederin ve bitmek bilmeyen bir arayışın içine davet ediyor. Hikâyenin merkezinde yer alan Hehevutu, henüz küçük bir çocukken kabilesine yapılan acımasız bir baskınla hayatın en sert yüzüyle tanışıyor. Ailesini ve geçmişini bir gecede kaybeden bu küçük kızın dramı, Amerikalı bir generalin eşi tarafından sahiplenilmesiyle yeni bir boyuta evrilse de, sığındığı o yeni dünya aslında kendi içinde başka karanlıkları barındırıyor. Kitap, Hehevutu’nun bu travmatik geçmişten kaçışını ve hayata tutunma çabasını anlatırken, aslında her birimizin geçmişte yaptığı davranışların sorumluluğunu nasıl omuzlarında taşıdığını ve o yaptıklarımızın dönüp dolaşıp bizi nasıl bulduğunu incelikle işliyor. Romanın en can alıcı noktası ise adından da anlaşıldığı üzere, dindirilmesi imkânsız olan o “hasret” duygusu. Hehevutu’nun geride bırakmak zorunda kaldığı oğlu Albert’e duyduğu özlem, yıllar geçse de küllenmek yerine torunu Hukaya’ya bırakılan bir vasiyete dönüşüyor. Yazar, okuru isli bir pencereden Hehevutu’nun yaşamını izlemeye davet ederken, huzurlu bir ninninin nasıl ağır bir ağıda dönüştüğüne tanıklık ettiriyor. Okurken insanın içinde tarifsiz bir sızı bırakan bu eser, gücün ve açgözlülüğün insanı nasıl zayıf düşürebileceğini hatırlatırken, asıl gerçeğin ancak bir annenin merhametinde saklı olduğunu fısıldıyor. Akıcı kurgusuyla bir solukta okunan bu hikâye, bizlere yeryüzünün en fedakâr varlığı olan “anne” kavramı üzerinden hasreti yeniden tanımlatıyor. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
HasretÇağlar Bingöl · İkinci Adam Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 86. kitabı
Bugün sizlere bir korku kitabıyla geldim. Yasin UysalYasin Uysal ’ın kaleminden çıkan “Babuldo”, okuru Alaska’nın dondurucu soğuğunda başlayan ama kısa sürede zihnin en karanlık köşelerine uzanan, mistik ve gerilim yüklü bir yolculuğa davet ediyor. Hikaye, evliliklerini kurtarmak amacıyla romantik bir tatille yola çıkan David ve Jennifer’ın, kar fırtınasının yolları kapatmasıyla haritada bile yer almayan tekinsiz bir sığınağa, Babuldo’nun oteline sürüklenmelerini konu alıyor. Ancak burası sıradan bir konaklama yeri değil; zayıf ruhlarla beslenen kadim bir varlığın hüküm sürdüğü, adeta zamanın dışında asılı kalmış bir hapishane olarak karşımıza çıkıyor. Slav mitolojisinin ürpertici efsanelerini modern dünyanın tam ortasına taşıyan yazar, karakterlerin sadece hayatta kalma mücadelesini değil, aynı zamanda benliklerini yutmaya çalışan o koyu karanlığa karşı verdikleri savaşı da derinlemesine işliyor. Eser, en savunmasız anlarda ortaya çıkan vahşi içgüdüleri ve en zor zamanlarda mecbur kalınan büyük fedakarlıkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken, okuru sürekli zihnini açık tutmaya zorlayan bir kurgu sunuyor. Geçmişle kurulan bağlar ve sürprizlerle dolu akış, kitabın atmosferini son ana kadar korumasını sağlıyor. Bir meyan kökü şekerinde gizlenen mutluluktan, bir gözyaşının hatırlattığı umuda kadar pek çok naif detay, bu korku dolu yolculuğun içinde kadim dostlukların değerini hissettiriyor. Özellikle kitabın finalindeki vasiyet kısmı oldukça etkileyiciydi; hikayenin duygusal ağırlığını ve karakterlerin içsel dönüşümünü doruk noktasına ulaştırarak okuru kendi içindeki karanlıkla yüzleşmeye bırakıyor. Babuldo, son sayfasını kapattıktan sonra bile yankısı devam edecek, etkileyici bir keşif hikayesi olarak zihinlerde yer ediniyor. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve
BabuldoYasin Uysal · Mythos Kitap · 20265 okunma