Ece

Her dakika, attığınız her adımın sizi biraz daha ölüme yaklaştırdığını anlamıyor musunuz? Bu durum aslında hayatınızı nasıl yaşayaca­ğınızı açıklar. Hayatınızı ölümün eşiğindeymişsiniz gibi yaşayın çünkü öylesiniz.
Çoğu insan ölümün kendisinden bir şeyler götüreceğini hisseder ama akıllı insan, ölümün ona sürekli bir şeyler verdiğinin farkın­dadır. Ölüm, sizin hayatınıza anlam veren şeydir. Ha­yatını boşa geçiren ve her saniyesini ziyan eden sizsiniz.
Gördüğünüz insanın göreceğiniz son insan olduğunu bilseniz ne yaparsınız? Muhtemelen onu en ince noktası­na kadar yaşamak istersiniz. Ne söylediği çok önemli de­ğildir çünkü yapacağınız son sohbet olduğu için sadece duyduklarınızın tadını çıkarmak istersiniz. Her sohbeti­nizde bu farkındalığı yaşasaydınız ne olurdu?
Hayatı dolu dolu bir şekilde yaşarsanız, son arzunuz diye bir şey olmaz. Her ânı yaşarsanız ancak o zaman hayatı bütünüyle deneyim­ler ve korkak yönünüzden kurtulabilirsiniz. Hayattan korkmak için hiçbir sebep yoktur. Hayattan alınacak tek şeyin, onu deneyimleyerek olgunlaşmak olduğunu anla­dığınız zaman, korkunuz da yok olacak.
Ölümü tartışmaktan korkmamalısınız. Bu konuda gerilmenize gerek yok. Bunun yerine, o bilginin hayatı­nızın her ânını dolu dolu yaşamanıza yardımcı olmasını sağlayın çünkü her ânınız kıymetlidir. Bir insan geriye sadece bir haftası kaldığını öğrendiğinde olan şey budur. Size, bu son haftanın en önemli hafta olduğunu söyleye­ceklerinden emin olabilirsiniz. Bu son bir haftada her şey bir milyon kat daha önemlidir. Her haftayı son haftanız gibi yaşasanız nasıl olurdu?