Ece

Aile, çocuğu kendisine, halihazırda var olan dünyaya adapte etmeye çalışır. Eğer çocuk gerçekten de aileyle, dünyayla tam bir uyum ve entegrasyon içinde olursa varoluşu sahte bir varoluş olacaktır. Bizimle tıpatıp aynı şeyleri duyan, düşünen, aynı şekilde var olan bir çocuk, ilerleme anlamına gelmez, yeni, gerçek bir çocuk değildir. On sene sonra şu an olduğumuz kişiyle aynı kişiysek, düşüncelerimizde hiçbir değişiklik olmadıysa bunun, yerimizde saydığımızın kanıtı olduğu gibi.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yetişkinler itaati büyümekle karıştırırlar; halbuki itaat, çocuğun en büyük ahlaksızlığıdır." der Winnicott. Böyle bir çocuk, kendisi düşünmeyi ve kendi cümlelerini kurmayı öğrenmek isterse, büyüdüğünde ekstradan çaba sarf etmesi gerekecek. Bizim düşüncelerimizin sesinden çocuğun kendisi bile kendi sesini duyamazken, biz onu nasıl duyalım?
Zoraki sevgi, sevgi değildir. Zoraki sevgi, yalnızca herhangi bir iletişimin olmadığı, aslında var olmayan bir sıcaklık ve samimiyet taklidinin yapıldığı, kini hatta nefreti maskelemek üzere yaratılmış yapmacık bir şefkat ifadesinden ibaret "sahte" bir ilişkiye yol açar. Asla gerçek bir karşılaşmaya yol açmaz. ... Gerçek bir ilişki, her iki taraf da duygularını itiraf edebilirse, bu duyguları korkmadan yaşayıp birbirlerine ifade edebilirse mümkün olur. Bunun gerçekleşmesi iyi ve mutluluk vericidir. Ancak bu nadir görülür.
Çocuktan bizi kafamızdaki anne-baba sevgisi kalıplarına göre sevmesini, bize öfkelenmemesini, karşı çıkmamasını beklemek de kötü muameledir. Bu şekilde bizden "ayrı" bir varlık olarak kabul edemediğimiz çocuk, sevildiğini hissedemeyecek ve ömrü boyunca bu sevgiyi başkalarında arayacaktır. Çocukken sevildiğini hisseden kişi, dünyada hiç kimse onu sevmese de bundan yaralanmaz ve artık yetişkin olarak kimsenin sevgisine, onayına ihtiyacı olmadığını bilir.
Hastalıkta ve yoksullukta eşimizin yanında olabiliriz, beklemediğimiz sıkıntılara eşimizle birlikte göğüs gerebiliriz, ama ne olursa olsun beraber olma ve karşılaşılan sorunlarla birlikte mücadele etme sözü, eşimiz "bize iyi davrandığı sürece" geçerli olabilir ancak. Özellikle kadınların, kendilerini yıpratan ilişkileri sürdürmesi, hatta çoğu zaman, onlara bir erkek onları sevdiği müddetçe değerli olduklarını öğreten kültür yüzünden.