Ece

Çocuklar, deneyim yoluyla öğrenirler. Çocuk dokunarak öğrendiği için sehpa örtülerini çekiştirir, evde erişebildiği eşyalara uzanır. Biz öğrenme maksadıyla bunları yapmaya yeltenen çocuğu engelleyerek onun doğuştan getirdiği merakı örseler ve sonra en başından örselediğimiz bu merakın okulla birlikte yeniden ortaya çıkması için çaba sarf ederiz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Burkart "Çocukluğumuz hakkında bir şeyler öğrenmek isteyen biri, ruhumuz hakkında bir şeyler öğrenmek istiyor demektir," demişti. Alice Miller, For Your Own Good (Senin İyiliğin İçin) kitabında Hitler'in bunca insanın katline sebep olan bir caniye dönüşmesinin nedenleri arasında, kendi çocukluğunun acısını çıkartacağı çocukları olmayışını da sayıyor. Hitler milyonları katletti. Bizse "melek anne" mitine sarılarak çok daha fazla sayıda bebekten gizli Hitlerler yaratıyor ve sadece insanın yapabileceği akıl almaz kötülüklerle dolu bir dünyayı birlikte inşa ediyoruz.
Anne-babalık tecrübesinin herkesi değiştirdiğini söylemiştim. Bu sözü aslında, "Anne/baba olmak, kimseyi değiştirmez; ancak insanın gerçek kişiliğini ortaya çıkarır," şeklinde de değiştirebiliriz. Bir insan, çocuklara nasıl davranıyorsa odur; ama bir insan en çok, kendi çocuğuna davranırken kimse odur. Şöyle düşünelim. Bir insanın gerçek kalitesini, normalde değil, öfkelendiğinde, kendisini çaresiz hissettiğinde nasıl davrandığı, öfkelendiği kimselere nasıl, ne şekilde tepki verdiği gösterir, değil mi? Bir insanın en çok öfkelendiği kişi çocuğudur; çünkü insanın, kendisine ait olduğunu kabul etmek istemediği kötü taraflarını yansıtacağı (projection) en kolay kurban kendi çocuğudur.
Kişinin Gerçek Kimliği Anne/Baba Olunca Ortaya Çıkar
Bizim "Ah, anne yüreği işte!" diyerek iç geçirdiğimiz şey çoğu zaman, annenin çocuktan önce de var olan güvensizlikleri, evhamları, zaafları, kişisel zayıflıklarıdır, ki bunlar çocuk doğunca ona yöneltilmiştir. Çocuğun ona bakanlara tamamen bağlı, korunmasız bir varlık olması, bakımını üstlenen kişilerin bu duygularını onda dilediğince yaşayabilmesi için eşsiz bir imkân oluşturur. Bu durumda, annenin, olabileceği en korkunç insana çocuğuna karşı dönüşmesi için her tür psikolojik mekanizma hazır ve mevcuttur. Buna bir de çevrenin desteği eklenir. Ne de olsa anne, çocuğunu hastanelik edecek kadar dövmediği, açlığa terk etmediği, ona cinsel tacizde bulunmadığı ve bulunulmasına da göz yummadığı takdirde ne yaparsa yapsın herkes tarafından alkışlanacak, başkalarına sert yahut fazla gelen tepkileri de "anne yüreği", "çocuğun iyiliği için" gibi yüceltmelerle geçiştirilecektir. Normalde bağıran bir insan değilseniz ve kendinizi çocuğunuza bağırırken buluyorsanız bu, çocuğunuz kötü bir çocuk olduğu için değil, ne çocuk ne de bir başkası siz bunu yaptığınızda sizi gerçekten eleştirmeyeceği içindir. Evet, insan çocukluğudur. Kişinin gerçek kimliğinin, anne/baba olunca ortaya çıktığı gibi.
Kendine kör bir kadının çocuğu ile ilişkisinde tıkanıklıklar yaşaması olasıdır. Çünkü hangi davranışının hangi tıkanıklıktan kaynaklandığının farkında değildir, haliyle çocuğunun buna verdiği tepkinin de asıl kaynağını göremez.