“Bu topraklar sadece sizin değil, bizim de. Bu yüzden sizi kovmadık, demeyin bana. Kendi topraklarımızdan kovulacak değildik herhalde, bu biir. İkincisi, biz, ‘siz’ olmak istemedik hiç. Biz, ‘biz’ olmak istedik”
“Ben tek bir ülkeye inanıyorum. Bu tek ülkenin insanlarının dilleri ve dinleri değişik olabilir, mesela Amerika’da olduğu gibi... ama ülkenin insanlarının birbirine düşmanca davranmasını hazmedemiyorum. Hele savaşmalarını, asla.”
“Ama hem düşmanca davranışlar sürüyor, hemde savaş var, öyle değil mi? Evler basılıyor, köyler boşaltılıyor, insanlar aşağılanıyor, işkence görüyor ve öldürülüyor. Kimileri de otel odalarında kebap ediliyor. Hepsinin belgeleri var.”
O milyonlarca insan seçim zamanları nereye gidiyorlar da, biz hep çözümsüzlükten yana olanları buluyoruz başımızda?
Bu millet neden hep savaştan, dalaştan yana olanları hükümet yapıyor?